|
|
| No |
Yazar |
Mesaj |
| 78421 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
25.09.2009 20:35:08
Bu başlığı
Hem gerçekten Fındık ve Badem`i 4 gündür olduğu gibi bundan sonrada birlikte büyütelim diye açtım. Sorularımı buradan yazabileyim, önerilerinize de kolay yoldan ulaşabileyim diye.
Hem yeni başalayan arkadaşlara klavuzluk edebilsin diye açtım. Ben Huleyn`in kaplumbağalarının gelişim sürecinden çok şey öğrendim. Benimkinin de bir çok kişiye faydası olur diye düşünüyorum. Hani kaplumbağalar ilk üç gün çok sitresli, hassas ve tedirgin oluyorlar ya, belirtmeliyim ki bizlerde en az onlar kadar tedirgin, hassas ve stresli oluyoruz. tecrübeyle sabittir.
Hem de bir kaplumbağa almayı düşünen arkadaşlar için açtım. Belki neler çektiğimi görüp bu işten vazgeçerler diye. ( En çok da bu işe yaramasını diliyorum. )
|
| 198212 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
25.09.2009 21:27:19
1. GÜN;
Ben Ağrı`da görevliyim. Fındık ve Badem bana bayramın ilk günü gece 23:00 da geldiler. Bir arkadaşım İstanbuldan bana hediye olarak getirmiş. İlk aldığımdan sevinçten çığlıklar attım. Ömrümde sadece bir kez kaplumbağa görmüş biriyim o da 15 cm. den büyüktü. Ben akvaryumcuların önünden bile, fare görürüm korkusuyla, ellerimi at gözlüğü gibi yapıp öyle geçen biriyim. Kaplumbağaların bu kadar minik olabileceklerini asla düşünemezdim. Çook mutlu olmuştum onların benim olduğuna. Hemen arkadaşa sordum
- eee ben bunlara nasıl bakacağım?
cevap malum
- Korkulacak birşey yok. Çok kolay bakılıyormuş bunlara. minik bir havuz, bir de tümsek o kadar. günde bir kere yem versen yetermiş.
- e ne yiyorlarmış? ne vereceğim?
- Aaaaa !!! Bak ben onların yemini unuttummm!!! tüüühhh!!!
- NASIL YANİ? 
- ya korkma, bunlar bir ay bile aç kalabiliyorlarmış. Akvaryumcu öyle söyledi. Canavar gibilermiş. Baksana üç gündür ben de birşey vermedim, canavar gibiler.
- Nasıl Yani, bu hayvanlar üç gündür aç mı?  
- Evet. Yolda birşey vermene gerek yok, versen de yemez dedi akvaryumcu. Ben de vermedim valla!
........
- hadi ben eve gidiyorum o zaman. Bir an evvel şu yavrucaklarla ilgileneyim.
23:30 evedeyim :)
Hemen bir borcama su koyup onları da içine koydum. O gördüğüm kaplumbağanın ( Ablamındı, çok yaşamadı, ölüm fanusundaydi. Ben 14 yaşındaydım o zaman. ) güneşlendiği bir tümsek vardı. o nedenle ortasına da bir çay tabağını ters çevirip yerleştirdim. sonra interneti açıp, ne yiyebileceklerini öğreneyim dedim. Sürprizzz. Bizim siteee!!!! Akvaryum, Isıtıcı falan diyordu. Kafam karıştı ama hemen yedirebileceğim ne var diye bakmaya koyuldum. Dolaptan biraz kıyma çıkarıp parçalayıp borcamın içine attım. ( atbi yemediler ) O arada da düşünüyorum. " Yav hani havuzla tümsek yeterdi. Ne diyor bunlar. Bu iş bence sadece bu kadar değil. Ben şu siteyi bir inceleyeyim." Yemleri verdim ve hemen pc`nin başına oturdum. Öğrendiklerimle dehşete düştüm. Küçücük bir kutuda, üç gündür araba içindeler, üç gündür hiçbirşey yememişler. öncesinde nasıl bir yerden alındılar, ne yaşadılar orada oda muallakta. Hemen bir başlık atıp yardım istedim arkadaşlardan. Galiba OO:30 du oturduğumda, saat 04:30 da anca başından kalkabildim. Vicdanım sızım sızım sızlıyor, yüreğim korkudan pır pır atıyor ve kafamda tek bir soru " ne yapacağım ben bunlarla!!!?" O gece bir dirhem uyku uyumadım.  
|
| 198258 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
26.09.2009 03:34:27
2.GÜN.
Sabah kalktım ilk iş Fındıkla Bademin yanına gittim. Canlarım benim dememle fındığın kafasını içeri çekmesi bir oldu. Ben bir bozuldum!!!! Mutfağa gittiğimde annem, " günaydın. Ne bu surat? " dedi. Dedim " fındık benden korktu. " dedi sana yine iyi davranmışlar benden ikisi birden korktu. ) Biraz rahatlamıştım. Kahvaltıdan sonra hemen siteye girdim. Bir arkadaş önerilerini yazmıştı. Hemen ısıtıcı, derece ve masa lambası almak için dışarıya koştum. Bir de ne göreyim. Bayramın ikinci günü olduğu için heryer kapalı. Ağrı`nın %80 ini dolaşmışımdır arkadaşlar. Açık dükkan yok. Ara sokakaların birinde bir elektrikçinin kapısını açık gördüm ve hemen daldım içeri. Genç bir çocuk vardı içerde. " abla kapalıyız, ben malzeme almağa geldim." Dedim " başka hiçbiryer açık değil. Benim acilen bunları almam lazım! " Çocuk bön bön bana baktı. ( acil dediğim şeylere bakar mısınız? derece, akvaryum ısıtıcısı ve masa lambası. :))))) Ben durumu anlattım. Çocuk " diğerleri yok. ama ben sana işine yarayacak bir lamba yaparım."ve Sağolsun, duyun ucuna kordon, onunda ucuna fiş takıp bana verdi. O çocuğa ne kadar teşekkür etsem azdır herhalde. :)
Tümsek yapmak için taş lazımdı ama ben o kadar çok dolaşmıştım ki malzemeler için, karanlık çökmüştü çoktan. Evin çevresinde sadece moloz parçaları vardı. Sitede yazan arkadaşların tuğla olur dediğini hatırladım ve karşı inşaatın önünden bir parça tuğla alıp geldim eve. Tuğla tabiki çok büyük geldi. . küçülteyim derken de dağılmaz mı? küçücük parçalar kaldı elimde. (bu arada bu tuğlalarla yapılan evlerin vay haline.) Yapacak birşey yok. İşime yarayacak parçaları yıkayıp dezenfekte ettim. Birleştirip tümsek yaptım.
Leğen önermişti arkadaş ama, ısının sabit kalması gerekiyor ya, leğende su soğur diye düşündüm. ( sanki borcamda soğumaz ) hemen su ısıttım. Kanımca 27-28 derece, bıcırlara ılık birer duş aldırıp yeni havuzlarına bıraktım. İksinin de kafası kabuğunda. Lambayı yaktığım an, kabuklarından bir çıkışları vardı! resmen " ANA! GÜNEŞ!!!" der gibi bakıyorlardı lambaya. İşte ilk derin nefesimi orada çektim. Bir mutlulardı ki sormayın. çipil çipil yüzdüler saatlerce.

Arkadaşın dediği malzemeleri bulmamın tek yolu Akvaryumcuydu, anlaşılmıştı. Buralı olan bir arkadaşımı aradım. " bana akvaryumcu bulman gerek. ben bulamadım" dedim. arkadaş araştırıp bana döndü. " bir tek akvaryumcu varmış. yeri şurada ama yarın kapalı olurmuş. ancak salı günü açılırmış dükkan." tamam deyip kapattım. Aman şuan mutlu görünüyorlardı, suları da sıcaktı. lambaları da vardı. bir gün daha idare ederler nasılsa diye düşündüm. Verdiğim etleri yememişlerdi yine ama hareketlilerdi ya. o bana çok iyi gelmişti. onca yorgunluk ve stresten sonra, bu bile mucieydi onlar için. Biraz akvaryumlar konusunda araştırma yapıp uyuyayım diye yatağa gittim. Ama uyumak ne mümkün. Uyku uyanuklık arası rüyalarla boğuştum gece boyunca. Durun bu rüyaları kesinlikle anlatmalıyım.
Ben rüyamda yardım istiyorum. niye istediğimi bilmiyorum ama. O arada Frozen beni azarlamaya başlıyor. ( Frozen rüyamda çok korkunç görünüyordun. ) " oh olsun sana, niye aldın ki, beter ol. müstehak sana" diyordu. Pınar` da ( sen gayet hoş ve sevimliydin Pınar ama epey kiloluydun ) beni Frozendan korumaya çalışıyor ve " onun ne suçu var kızma lütfen" diyordu. sonra birden bizim salonda pikoyla spayk`ı görüyorum . Kocamanlar ama. " gidin lütfen, Frozen size iyi bakıyor. Ben size bakamam. Lütfen gidin. Daha benimkilere bile bakamıyorum. size nereden toprak bulacağım ben. Gidin hadi" derken, Huleyn geliyor. Elinde şu onun kaplumbağaları tatildeyken içine koyduğu havuzu getirmiş. ( Yeri gelmişken ben bayıldım o havuza yaa. gerçekten çok güzell. :) ) " al bu senin olsun, piko ya su verirsin içinde" diyor. Ben nasıl sinirleniyorum var yaa. Nasıl bağırıyorum Hüleyn`e. " bunlar evcil değilll! bunlara köpek muamelesi yapmasana. ne demek su kabııı!" ona epey bağırdım da hatırladığım kadarı bunlar. kısacası gece boyunca buna benzer rüyalarla boğuşup durdum ve yku uyanıklık arası kabuslarla dolu bir gece geçirdim.
|
| 198265 |
frozen
İSTANBUL / BEŞİKTAŞ
2052 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
26.09.2009 09:06:45
Rüyalara adam azarlayan biri olarak girmek biraz üzücü. Ama yararlı bir konuysa neden olmasın , kabul.
Sevgili Martı
Taa Ağrıdan foruma yeni bir hava getirmeye başlıyacaksın gibi gözüküyor. Şu yukardaki mesajlarda ilgimi çeken çok nokta var en başta İstanbula özlemi ifade eden martı kullanıcı ismin. Pınarın kilo problemini es geçerek :) Piko ve Spike adına da teşekkür ederim. Rüyanda enterasn bazı açılardan çok şaşırttı beni.
Pınar ablanız sizi korur benden merak etmeyin. Biraz vakit bulsa yeter ki ...
|
| 198267 |
pinar1112
İZMİR
754 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
26.09.2009 10:28:35
Sevgili martı :),
Sana ne zamandır yazmak istiyorum, uzaktan hemen sevdim, bu ne hoş bi anlatım, keşke enerjim olsa da badem`le fındık`ın maceralarına dahil olabilsem. Sizi uzaktan selamlıyorum, badem, fındık ve martı gerçekten çok hoşgeldiler :)
İlginç başlamış hikayeniz, durum nedir şimdi akvaryuma geçebildiniz mi? Mümkün olduğunca, şu an ısıtıcı yokken bile, çok su olan bir sistem kurmaya çalış martı, leğen aslında böyle durumlar için çok ideal. Su sıcaklığından bile öncelikli olduğuna artık kanaat getirdim çok su hacminin. Fakat sizin durumunuzda yorgun, bitkin ve kuru bölge sorunu olacak olan bu leğen çözümünde çok derin su önermek de uygun görünmeyebilir.
Evde kuru bölge olarak ne kullanabilirsin bi o gözle bak bakalım, üstüne çıkabilecekleri bişey, eğim sağlayabileceğin bişey, suda batacak yüzmeyecek, devrilmeyecek yada zararlı birşey bırakmayacak suya. Melek`i ilk aldığım zamanlardaki mesajlarıma çok benziyor yazdıkların :), ben de böyle bi yandan deli gibi okur bi yandan sorular sorardım, çok şaşırmış, panik olmuş, bi yandan da şu kabuklunun şirinliğine inanamamıştım. Merak etme, herşey öğreniliyor uğraşınca, hep aynı şeyi yazarım ilk kez bir akvaryum filtresini yakından Melek`le elime almıştım, biz yanındayız, sana bişeyler yazmamak mümkün değil zaten :)
Çok korkak olurlar, çok normal, öyle olmak için milyonlarca sebepleri var. Minik bi tavsiye durudukları yer biraz yüksekte olsun, sen onlara yukardan yaklaşıyor olma, bence çok farkediyor bu, sanırım tehlikenin geldiği yere göre korkma ve harekete geçmeyle ilgili içsel bir yatkınlıkları var.
Haşlanmış yağsız tuzsuz tavuk, haşlanmış yumurta beyazı iştahsız kapluşlara öneriliyor, dene istersen. Yemeye başladıkları an tutundular sana demektir :)
Son mesajındaki rüyanı sabah sabah okudum, çok ilginç direk bir etkisi oldu ummayacağın şekilde :). "Gayet hoş ve sevimli ama epey kilolu" demeeeeek :D Frozen da ondan şaşırdı heralde, a-a nasıl da bildi şu martı Pınar`ın yarım dünya olduğunu diye :))) Aslında 8 kilo daha verip 148 kilodan 140`a insem fıstık gibi olucam ama.. :D
Çok sevgiler Ağrı`ya, kabuklu çıtır çerezler Badem ve Fındık`a :)
|
| 198278 |
huleyn
BALİKESİR
276 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
26.09.2009 13:45:25
Martı, pinarın dediği gibi su miktarını artırmalısın. Hem böyle olursa daha geç soğur suyun. Kars`da durum nasıldır bilmem ama pet shoplar akvaryumlara fahiş fiyat çekebilirler. Bu yüzden sana en uygun yöntem bir züccaciyeci bulup geniş bir kap almak(benim konumda resmi vardı). Büyük bir kap aldığında kuru alan yapmak zorundasın. Bunun için çok yöntem var çevrendeki eşyalara göre kararını ver. Mesela evde kullanılmayan bir plastik parçası ve tel varsa kolaylıkla asma kat yapabilirsin. Yem bulana kadar haşlanmış tavuğu kesinlikle dene. Afiyetle yiyeceklerdir.
2008 de ben üye olmuşum foruma bir sene sonra sen umarım seninkileri de seneye kocaman sağlıklı kaplumbağalar olarak görürüz. Kaplumbağaların için rüyalarına girecek kadar araştırma yaptığına göre bundan hiç şüphem yok :)
|
| 198284 |
huleyn
BALİKESİR
276 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
26.09.2009 14:16:04
Diğer başlıklara yazdıklarına şimdi bir baktım. Hemen bebek kaplumbağalarına bir dişi bir erkek demeye başlamışsın. Neyse ki isimleri unisex sonra melek bey gibi olurdun :)
Birde yürüyüşe çıkartıyormuşsun minikleri aman bir daha yapma. bu dönemlerinde çevredeki tozdan mikroptan çabuk etkilenebilirler.
Bu başlıkta yok ama diğer başlıkta bir akvaryum ve ısıtıcı gördüm. Hikayeyi geriden mi takip ediyoruz ?
|
| 198332 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
27.09.2009 00:39:10
Arkadaşlar ÇOK TEŞEKKÜRLER! Hemen ilgilenmenize nasıl sevindim anlatamam. Demek hiç yanlız kalmayacağım onlara bakarken! Bunu bilmek bile o kadar rahatlatıcı ki! İyiki varsınız ve hep olun lütfen! :)
Sevgili Frozen!
Valla sen rüyalara böyle girdigin için üzülmüssün ama açıkçası ben seviniyorum. Düşünsene ` almak istiyorum ` diye gelmiş birinin gece, benimki gibi bir rüya gördüğünü. Emin ol hedefe ulaşmış oluruz!!! :))) Şaka bir yana, Buraya, dahası hepimizin Kaplumbağalarına o kadar çok katkın var ki, bence bu siteden yardım istemiş herkesin kaplumbağası,içinde sana ait bir sevgi taşıyor. Sadece yardımlarından dolayı değil ama, kardeşlerini korumak için yazdıklarından, yaptıklarından dolayı. Ben bu hayvanların evcil olmadığını ilk senden öğrendim. Eminim sen her " almayın " diye yazdığında, Bizim kaplumbağalar, hepsi birden sana gülümsüyordur. Geçen günkü arkadaşa sadece " ALMA " Yazmışsın ya, onu yazdığın anda bizim akvaryumdan çığlık koptu. " ASLAN FROZEN" diye. :))) Hem bizim kaplumbağalarımız, hem de onlardan sonraki nesillerin korunması adına yaptığın herşey için TEŞEKKÜRLER. HEP BURADA OL LÜTFEN.
Çok Sevgili Pınar!!
O kadar sıcak ve samimisin ki, 140 kilo bile olsan ( ) seni sevmemek mümkün değil! Fındık ile Badem`in boğazından bir lokma birşey geçebildiyse, sayende! Beslenme ile ilgili yazılarına bayıldım. Benimkiler biraz depolarını doldursun ( çok uzun süre aç kaldılar, depoları boşaldı. o nedenle birkaçgün yoğun besleyeceğim. ) Hemen seninle bir beslenme tablosu oluşturalım diye yazrdım isteyeceğim senden. Malum buradaki iklim koşullarını değerlendirerek farklı bir beslenme hazırlamamız şart. " Birlikte büyütüyoruz" başlığını attığımda hep yanımda olacağına emin olduğum ilk kişi sendin. Uzun ve çok keyifli paylaşımlarımız olacak. bundan eminim. Daha Melek abisi Bademi Fındığa isteyecek, düğün yapacağızzz demi yaaa! :)))
Sevgili Yol klavuzum Huleyn!
Sana teşekkür yazabilmiştim ama yetmemişti bana. İyi oldu burası. :)
Hani bir yola çıkarsın, önün sisli. Sağdan soldan yol hakkında çok güzel bilgiler öğrenirsin, yardımlar alırsın ama senin için gittiğin yer hep sisin içidir. Ötesini göremezsin çünkü. İşte senin paylaşımların sayesinde ben o sislerin içinden sıyrılıp önümü gördüm. Bana koyduğun katkı benim için gerçekten çok büyük oldu! İçten ve Yürekten TEŞEKKÜR sana. Bu arada o havuzda gözüm var, söyleyeyim. Rüyama bile girdi yaaa. :))))
|
| 198334 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
27.09.2009 01:03:40
Şimdi, Üçüncü güne geçmeden sizden kocaman bir özür dilemem gerek!
Çok yorgun olduğum ve zamanım az olduğu için ikinci günde bırakmıştım yazıları. Sonra devam ederim diye düşünmüştüm. Ama sizin gibi, her kaplumbağayla, içsel bir bağ kurabilmiş insanların, öyle ölüm fanusundan bile beter bir borcam resmiyle bitirilmiş bir yazıyla, nasıl endişelenebileceğinizi hesaplayamadım. Çok özür dilerim. İçiniz rahat olsun diiye hemen belirteyim 4. gün akvaryuma geçtik. Hemde hepinizin özenle belirttiği tüm önemli noktaları değerlendirip, onlara en uygun ortamı sağlayabileceğini düşündüğüm bir akvaryuma. Umarım sizlerde beğenirsiniz. Gördüğünüz eksik veya yanlışlıkları bana yazarsanız çok mutlu olurum. Sonra değişiklik yapmaktansa, hemen düzelteyim ki Yerlerine alıştıktan sonra değişiklik yapmak zorunda kalıp onları bir kez daha hırpalamış olmayayım. Benim yüzümden çektikleri yeter de artar bile. Bari bundan sonra rahat etsinler.
Ben şimdi geri kalan üç günü hepsini birden yazarak kendimi size affettireceğim.
|
| 198337 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
27.09.2009 02:48:45
3.GÜN.
Gece boyunca kötü rüyalar görüp, Yarı uyur, yarı uyanık halde geçmiş bir gecenin ardından sabah uyandım. Tabi içim ilk iki güne oranla daha rahat. Suları sıcak, ışıkları da var. Hem bugün onlar için koşturmayacağım da. Akvaryumcu kapalı olacakmış. Dünden de bugünlük idare etmelerine karar vermişim. tamamdır. dünün yorgunluğunun acısını, bugün dinlenerek geçireceğim demektir.
Mutlu bir tablo umarak yanlarına gittim. Aa, bizimkiler istiflerini bile bozmadılar beni görünce. sadece büzüşmüş duruyorlar birbirlerine sokulup. Otomatik olarak elim suya gitti. SU BUZZZ GİBİİİİİİ!!!! Nasıl sinirlendim anlatamam. Nasıl düşünemem yaa! gece 10 dereceye kadar düşüyor hava sıcaklığı, ben 40 volt`luk bir lambaya ve adı Borcam olan bir cama güveniyorum. Kahvaltı bile yapmadan dışarı fırladım. Tahmin doğru. Akvaryumcu kapalı. Ama ben hazırlıklıyım. Hemen arkadaşımı aradım.
- Bu akvaryumcuyu lütfen buldur ve dükkanı açtır.
Durumu anlattım ve onu da tehdit ettim. :)
- Bu yavrucaklara birşey olursa vebali benim değil senin boynuna ona göre!
- Yav benim boynuma niye?
- İşte! Ben senin boynuna bırakıyorum! Bu akvaryumcu açılacak. Kapısında bekliyorum.
- Tamam açtıracağım ama eve git sen. Ben seni ararım açılacağı zaman.
- Olmaz, eve gidersem iş uzar. Hayvanlar donmak üzere, Hemen açılması lazım bu dükkanın.
Arkadaş pes etti ve yarım saat sonra açıldı dükkan. 
Akvaryumcu umduğumdan sevimli çıktı. Gerek yok falan deseydi her halde gırtlağına çöküverirdim. Ölüm fanusunda üst üste çıkmış, ısınmak için bir damla ışığa hasret 20 yakın kaplumbağayı görünce hemen yazılanlar geldi aklıma! " Almayacağım " dedim. "umarım kimseciklerde almaz" " Ama adamı gırtlaklamak için çok bahane aradım. bulabilseydim tamam dı, bulamadım! :)
Neyse. Ne üdüğü belirsiz bir yem, ısıtıcı, Filtre ( bunu neden aldığımı anlayamadım. Eve gelincede çok güldüm kendime. Ayranı yok içmeğe... Daha akvaryum yok piyasa da, ben temizliği için filtre almışım :)))),derece alıp eve koştum. Akvaryum da baktım ama Akvaryumlar çok küçük, balık akvaryumlarıydı. Boyları hadi fena değildi belki ama enleri korkunçtu. Üç ay sonra benimkiler yan yana yüzemezdi kesinlikle. ( Gerçi herkes yanyana değil, üstlerinden geçtiklerini yazmış ama... :)))) Neyse. Zaten aklımda farklı bir akvaryum vardı. Olmadığını görünce hiç uğraşmadım. aldıklarımla hemen eve geldim.
İlk işim hemen LEĞEN!!! :)
Dezenfekte edip bolca (8cm kadar ) dünkü gibi sıcak su koydum. Aldığım kuru bölgeyi ortasına yerleştirdim. ısıtııyı da yerleştirip fişe taktım. dereceyi içine attım. Birde ne göreyim, su 34 derece. suyun ısısını dünküne göre yapmıştım. Yani dün 34 derece suda kaldılar uzun süre. " Allahım, Lütfen hasta olmasınlar, lütfennn! "  
Frozen Isıtıcıyı dik vantuzlamamısöylemişti. Ama ömrümde ilk kez ısıtıcı görüyorum ve dik nasıl vantuzlayabileceğimi çözemedim. Ayrıca sitede bir sürü ısıtıcı patlaması yazısı okumuştum. dışarda kalınca patlıyorlar diye. korktum. duvara vantuzlayamayacağım için de kenara iterek zemine vantuzladım. Bebişlere ılık bir duş aldırıp 28 derece olan leğenime yerleştirdim onları. Aman tanrım! fındığı hiç bu kadar hareketli görmemiştim. Nasıl yüzüyor, herşeye dokunuyor. o kadar mutlu oldum ki anlatamam. ( Fındık geldiğinden beri çok çekingendir. badem onun kadar değil. Daha iletişime açık. Ama Fındık tam bir ödlek. :)) ) ikinci ohhh orda geldi. :) Artık kahvaltı yapabilirim.

Kahvaltıdan sonra dışarı attım kendimi yine. Camcı bulmam lazım. 1) akvaryum getirtmem olanaksız. 2) Burada İKEA da yok. :) Züccaciyelerde de o kadar derin ve büyük bir kap bulmam mümkün değil. 3) En önemlisi de yuvalarını bir kere yapmak istedim. Durup durup değiştirmek istemedim. 4) Onların rahatı için gerekli olan herşey yazılmış sitede. Tüm bunları sağlayabilmem için öncelikle akvaryumun istediğim gibi olması gerekiyordu.
Camcı aradım. Bir yandan da Masa lambası arıyorum. Masa lambası yok! Ağrı`da toplam 7 tane camcı varmış. Ben beşinciden çıktığımda öğleni çoktan geçmişti ama sonuç sıfır. Ya kapalılar, ya yapamayız dediler. Artık umudu kestim. Züccaciyecilerden ne çıkarsa artık diye düşünüyordum ki, bir kuruyemişçi vitrininde camdan bölmeler grdüm . Kocaman kocaman kutu gibi yapılmışlar. Girdim hemen, Bunları nerede yaptırdığını sordum. Tarif etti Hemen gittim buldum. Masa lamabası hala yok! :) Adama anlattım. 70*40 ebatları. Ön yükseklik 25cm. Arka yükseklik 35cm. Fyatı çok yüksek geldi ama yapmaya ikna etmek için bile yalvarmanın eşiğine kadar gelmişim. İkna olmuş. Üstelik ne yapacaksın dediğinde, salaklık edip kaplumbağalar için olduğunu da söylemişim. adam paralı sanıyor beni. :)) ( ya arkadaşlar hatta adam beni işim gücüm yok, boş zamanımı doldurmaya uğraşıyorum, Can sıkısıntısından kaplumbağalara sarmışım sandı. Ertesi gün akvaryumu almaya gittiğimde adam bana " bak şimdi, bu zımparayı da içine koyuyorum. Bu da senin işin olsun, eve gidince bu camları böyle zımparala. Hem oyalanmışta olursun " dedi. düşünün halimi :))))) ) Neyse. Bir şekilde anlaştık. Yapacağım, yarın gel al dedi. Havalara uçtum. Dönüş yolunda da masa lambası aradım. YOK!
Eve geldim, annem " şu Fındığa bir bak " dedi. Ben gittiğimden beri üç kez zeminle ısıtıcı arasına sıkışmış. Geldiğimde de hala altından karşı tarafa geçmeğe uğraşyordu. Güler misin Ağlar mısın. Yorgunluktan ölüyorum + yemeğe davetliyiz ve evden 1 saat önce çıkmış olmamız gerekiyordu. Taş bulup dezenfekte edecek zaman yok. Kaldıki dünkü sıcak soğuk sorunundan sonra artık dezenfeksiyona da güvenemem. Evde bulduklarımla zeminle ısıtıcı arasını doldurdum.

Bu seferde paşam, leğen duvarıyla ısıtıcı kordonunun arasından geçmeğe inat etti. iki kere de oraya sıkıştı. Ne yapalım. Isıtıcının fişini çekip, o boşluğu da doldurdum. Hazırlanmağa gittim. Banyoya bir geldim. Fındık bir eli duvarda, bir eliyle taşları çekiştiriyor. güldüm gittim. Geri geldim bu sefer ayağıyla yapıyor. Ben yine gülerken taşlar devrilmez mi. O aralığa bir koşuşu var görmeyin! Yav dövsem miiii sevsem miiii kızsam miiii
Bu sefer daha sağlam bir şekilde sıkıştırıp taşları, çıktık evden. ( Bu arada resimde krem rengi çıkmış, önde ki Fındık! Yıkım çalışmalarına devam ediyor. :)))

Gece geç saatte döndük eve. Hemen akvaryumun başına gittim. Fındık yine yıkım çalışmalarına yılmadan devam. Onu boşverin, derece 18 i gösteriyor. kafayı bir çevirir bakarım ki, ben fişi geri takmayı unutmuşum. Artık sinir falan kalmamış bende. Laçka olmuş. Drekt Fişi takıp yatağıma gittim. Baygın bir şekilde uyumuşum. :)
|
| 198338 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
27.09.2009 03:11:14
Arkadaşlar söz vermiştim ama çok uykum geldi. Yarın 4. ve 5. günü yazıp bitireceğim. Ama içiniz rahat olsun diye yazıyorum. 6. Günde beri çok iyiler. Fındık hala mızmız ama Badem çok iyi. yemlerini de yiyorlar. Görüşmek üzere. :)
|
| 198366 |
asegul07
202 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
27.09.2009 17:27:46
Merhaba önce kolay gelsin demek istiyorum. Ben de acemi bir kapluş sahibi olarak seni çok iyi anlıyorum. Ama maalesef sana öneri yapacak kadar bilgi sahibi değilim. Tek ortak yönümüz onları rahat ettiremeyince benim de gözüme uyku girmemesi. Ben de kapluşumuz eve geldiğinden beri birşey yemeyip içine kapanınca keşfettim bu siteyi ve çok sağolsunlar imkanlarım ölçüsünde biraz da olsa konfor sağladım. Bir de iyileşip yemek yemeye başlasa bizden mutlusu olmayacak herhalde...Görüşmek üzere...
|
| 198542 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
29.09.2009 22:35:42
4.GÜN
Arkadaşlar uzun uzun yazmaya üşeniyorum. Bundan sonrasını kısa kısa geçeyim. Bu gidişle devamını yazamayacağım çünkü. Kanımca sizin içinde okuması işkence oluyordur zaten. Hadi sizi de kendimi de kurtarayım. :)
Sabah kalktığımda bizimkileri kuruma yerinde buldum. Benden korkmadılar ve kaçışmadılar. Nasıl sevindim anlatamam. Ama yemeklerinden lokma yememişlerdi. :(
Akşama kadar masa lambası arayıp son anda tesadüfen bir dükkanda bulan ben, artık masa lambasına mücevher muamelesi yapmaya başladımıştım ki, camcıda ki akvaryumumu görünce " yok" dedim. "asıl mücevher bu" :))
Eve geldim. Hava çok güzeldi ve güneş ışıl ışıldı. Bizim minikleri hemen güneşlenmeye çıkarıp, o arada da akvaryumun hazırlıklarını yaptım. Sizlerin yazdıkları tüm önemli noktaları kaydetmiştim bir kağıda. Alışveriş listesi gibi, onu alıp elime başladım evin içinde dolanmaya. Sonuçta gerekli malzemleri bulup akvaryumumuzu kurdum.

Kenara umarım beyeneceğiniz bir kuru alan yaptım.

Malzemeler:
Arka yükseklik; Şarap sandığı.
Sol yükseklik; Annemin ekmek sepeti :))
Üste serilen; Yemek servisi. ( hakiki saz dallarından . Doğal olsun diye. Yokluktan değil yani valla!!! :))) E ne yapayım. Adama anlattım anlattım yan tarafa şu kadar cam yapıştır diye. Adam nuh dedi ANLADIM demedi. Olmaz, düşer, işe yaramaz dedi durdu. Bende pes edip başımın çaresine baktım. ::))))
NOT: Alttaki dantel annemi kıramayıp serdiğim bir dantel. Yanlız yanlış anlaşılmasın, akvaryumun altında, içinde değil. Gerçi anneme kalsa içine sermeyi kesinlikle tercih ederdi ya, allahtan onu ikna etmek çok zor olmadı. :))))
Bizimkiler içine girer girmez yerlerine koştular. Fındık direkt elektronik tesisatı kontrole koştu. Badem hanımda duvarda ki yansıması olan aynada saçını başını düzeltmeye. ( bu konuda ciddiyim. :))) )
Malum, akşama kadar yine lokma yemediler. Ama artık gerçekten sabrım tükenmişti. Akvaryum da hazırdı. Sevdiler de ama hala yemiyorlardı. :( Gece olmuş üzereydi ama ben hala uyuyamıyordum. Pınar`ın söylediklerini uygulayıp haslanmış tavuk da koydum, bir yere çiğ kıyama da ama yüzüne bile bakmıyorlardı.
Gece yarısı olmuştu ve ben artık moral bozukluğu, vijdan azabı, üzüntü ve umutsuzluk dörtgeni içinde, gidip akvaryumun yanına yalvarmaya başladım. Ne olur yiyin diye yalvarıyorum artık. Bu kısmı asla unutmayacağım arkadaşlar: Badem kafasını uzatıp beni uzun uzun dinledi, Sonra suya girdi, yüzerek tavuk parçalarının yanına gitti ve kocaman bir parça alıp yemeğe başladı. Ben ağlamaya başladım. Hiç abartmıyorum arkadaşlar, akabinde de Fındık geldi, bir parçayı ağzına aldı, önüme kadar ağzında taşıdı, getirip tam önümde yedi ve tekrar suyun üstüne çıkıp resmen gözlerimin içine baktı. Benim gözyaşları akvaryumun içine dökülüyor. sonra da resmen gülümse der gibi çırpınmaya başladılar. nasıl sevimlilerdi anlatamam. Kimse bana o anın tesadüf olduğuna inandıramaz. Ben beni anladıklarını ve gerçekten sırf benim için gidip yediklerini hissettim ve eminim. Var ya elimde olsa o mink suratlarını öpücüklere boğardım. O an dedim. " tamam yaa, çabalarım boşa çıkmadı. Bu iki güzellik, her türlü sıkıntıyı çekmeye değer. " Ah arkadaşlar, bu kadar duyarlı iki varlığı, cam bir kafese hapsetmek, o an öyle içime oturdu ki anlatamam. Ama dürüst olmak gerekirse sevincim vijdan azabımdan baskın geldi ve artık ben de dinlenmeliyim diyerek, suçluluk duygularımı öteleyerek, misss gibi bir uyku çektim.:) Sabah kalktığımda akvaryumda ne kıyma kalmıştı ne de tavuk. 
|
| 198544 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
29.09.2009 22:59:32
5.6.7. GÜNLER
YİYORLARRRR!!!
Hemde ELİMDENNNN!!! :)))
Sağlıkları da çok iyi.
Bundan sonrası sorularım ve önerileriniz için. Yanımda olduğunuz ve olacağınız için çoook teşekkürler. Sağolun. Herşey için SAĞOLUN! :)
|
| 198572 |
huleyn
BALİKESİR
276 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
30.09.2009 15:43:57
Haklısın her günü yazmak zor iş. Büyük değişiklikleri yazdığına göre bundan sonra ara ara yazman yeterli olur.
Bir kaç görüşümü tavsiyemi yazayım:
Güneşlendirmeye nasıl çıkarıyorsun ? Gölgelik yapmayı, rüzgardan korumayı unutma. Hem bu zamanlar ağrı soğuk olmuyor mu ?
Akvaryumu küçük bir sehpa üzerine koymuşsun ilerde sorun çıkarabilir. Tam olarak oturduğu bir yere koyman daha sağlıklı olur.
Şu an gözüne akvaryum kocaman geliyor ama emin ol iyi bir bakımla geçen 3-4 ay sonunda küçücük kalıcak.
Kuru alanları güzel olmuş ama uzun ömürlü değil. Tahta çürüyebilir ayrıca senin canavarlar biraz büyüdüklerinde tadına bakmaya çalışabilirler :)
Filtreyi dikey yerleştirmişsin ama kuru alanınla orantıladığımda o yükseklikte su yok. Çalışırken sorun çıkartmıyor mu ?
Bir uyarı su seviyesi az olan akvaryumlarda buharlaşma hemen etki eder. Filtre veya ısıtıcın su seviyesinin altında kalmamasına ayrıca dikkat et.
Son olarak, sürekli olarak tavuk kıyma veremezsin. İnternetten alışveriş yapmıyorsan ağrıda bulma şansın düşük ama yinede sera veya tetra yemler bulmaya çalış.
|
| 198594 |
frozen
İSTANBUL / BEŞİKTAŞ
2052 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
30.09.2009 23:23:08
Martı Eti , özellikle de tavuk etini bütün gece suda bırakma. Çok çabuk bozulur ve mikrop üretir. Hemen yiyecekleri miktar kadar ver kalanları hemen sudan geri al.
|
| 198595 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
30.09.2009 23:47:46
Huleyn, Çok teşekkürler. Harikasın!.
Sehbayı şimdilik koydum. kısa bir süre sonra hem sağlam bir zeminleri olacak hem de Pınar`ın uyardığı gibi, korkularını azaltacak kadar yüksek olacak. Tamamlanınca resmini koyarım.
Bu akvaryumu hazırlarken hep ileriyi hesapladım ve epey de akvaryum araştırması yaptım. Tahta zeminler 3-4 ay idare eder derseniz çok süper olur. Çünkü 3-4 aya kadar cam kestirip camdan yükselti yapıştıracağım. Hem şuan ki yüzme alanları onlara dar gelir, yüzme alanını genişletmiş olurum, hem de daha yüksek tarafa yapıp su yüksekliğini de arttırabilirim. Malum altı ay sonra bu seviye az gelecek. Bir de o zamana büyümüş olacakları için daha geniş bir kuru alan oluşturmuş olurum diye düşündüm. Yani tamamen uzun sürede en doğru nasıl kullanırım diye düşünerek, bu günkü rahatlarını da sağlayayım diye çözümler üretmeğe çalıştım. İlerde bu akvaryumu kuru alan gibi kullanırım diye düşündüm ( altına büyük bir akvaryum yerleştirip, bunu da yükselti olarak kullanarak) . Zaten o nedenle ön kısmını alçak yaptırdım. Tabi bu dediğim herhalde 2 sene sonrası olur diye düşünüyorum( yada umuyorum :))) ). o nedenle bu tahtalar seni 3-4 ay seni idare eder de lütfen. :)) Tabi şakası bir tarafa, tahtalar ne kadar da çürür hiç bilmiyorum. Riskli bence çıkarmalısın dersen, plastik falan, başka çözüm bulmaya çalışırım.
Filtre sorun çıkarmaz olur mu? :))) tam bir yılan hikayesine döndü. Ben tabi ilk kez bir filtreyle muhatap oluyorum. Tek tanışıklığımız bu süreçte araştırma yaparken gördüğüm resimler. ( Tabi o resimlerde su seviyesine bakmam lazımmış. :))) ) Bizim filtre çalışmadı. Ses var, icraat yok. :)) götürdüm akvaryumcuya, dedim bu bozuk çalışmıyor. Adam baktı filtrenin içindeki süngerden çözdü meseleyi. Senin dediğin gibi su seviyesine uygun takmamışsın, zemine yatırıp tak, su seviyesini de yükselt dedi. Getirdim taktım. Çalıştı, çalıştı ama Hani şu ucu dışarıya bırakılan hortum var ya, oradan şarıl şarıl su akıyor. Dedim heralde bu duş sistemi olsa gerek. :) ben bu hortumu saklanma testisinin koluna dolayıp şelale gibi yaptım. :))))))) Bir de güzel görünüyordu ki sorma. :)))))) Kuru alana derece almaya gittiğimde, ( ağrı geceleri çok soğuk oluyor, ışığın ısısının yetip yetmediğini takip etmek için derece koydum kuru alana da) baktım adamın akvaryumlarının hepsinde o filtre dışarda ve akıtmıyor. :)))))) Adama durumu anlatınca bozuk o getir dedi. Üzerine de 10 tl verip çiftli filtre aldım yerine. Şimdi doğru ve sağlam çalışıyor. :))))
Ben bugün tam da buharlaşma neden diye size soracaktım ki sen yazmışsın. Gerçekten harikasın. Zaten Daha öncede yazmıştım, ne zaman kafamda soru olsa yazdıkların imdadıma yetişiyor. Sayende kaç kere rezil olmaktan kurtuldum bir bilsen. :))))) ( Aman kimse ` burada rezil olmazsın` falan diye yazmasın sakın. Aranızda asla öyle birşey yapamayacağımı biliyorum. Sadece espri bu. ) Hemen su seviyesini yükselttim huleyn. Sayende ısıtıcı parasından kurtuldum. Bu gidişle kesin patlayacaktı. :)
5. gün SERA mamalarımız geldi. Mis gibide yiyorlar. benimkiler biliyorsun, çok uzun süre aç kaldılar. O nedenle bu günlerde çok sıkı besledim onları, depoları dolsun diye. Filtreyide çalıştırmadım hiç, korkup sitrese girip yemeği bırakmasınlar diye. Bu cumartesi akvaryumu temizleyip, su seviyesini iyice yükseltip filtreyi de açacağım. Hafta sonu da Filtre ye alışırlar. Pazartesiden sonra da " beslenme programı" mızı uygulamaya geçeriz. hafta sonuna yakın beslenme ile ilgili önerilerinizi almaya başlarım her halde. Pazartesiye tamamen şekillenir. Malum burası Ağrı. Hava şartlarına göre beslenmesini dengelemek gerek.
Uyarıların ve öneriler için çok teşekkürler Huleyn. Unutmadan tahtalar 3-4 ay idare edermi diye yorumunu yazarsan gerçekten çok sevinirim. Kaş yapalım derken göz çıkarmayayım. :)
|
| 198599 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
01.10.2009 00:34:39
Sağol Frozen. Dikkat ederim artık!
|
| 198613 |
huleyn
BALİKESİR
276 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
01.10.2009 13:41:04
Tahtalar ne kadar idare eder bilemiyorum. Ben tahta kuru alanı bir hafta kadar kullanmıştım. Bir kaç küçük ısırık dışında bir sorun olmamıştı ama sen yinede ara sıra kontrol et.
O şefaf hortum filtrenin suyu havalandırması için. Bizim kaplumbağalar için gerekli değil çünkü balıklar gibi solunumlarını su içinde yapmıyorlar. Takılı kalmasının suyun temizliği için bir önemi var mı tam olarak bilmiyorum ama bir zararı olmadığı kesin. Ayrıca seninki şelale şeklinde çalışıyorsa yanlış taktığın içindir.O plastiğin ucunda yönlü bir delik var onu filtre yönünde takarsan öyle olur akvaryum tarafına doğru takmalısın. Yazınca bir garip oldu daha önce forumda bir arkadaşa resimle anlatmıştım, bulup eklemeye çalışacağım. Çiftli filtreyi anlayamadım, sünger kısmımı çiftli ? Birde bu aldığın iç filtrelere çok bağlanma 3-4 ay sonra yetersiz gelicek ya dış filtreye ya da benim gibi ucuza kaçıp modifiye edilmiş şelale filtreye geçmek zorunda kalıcaksın. Aslında şimdi bile sana, küçük bir şelale filtre daha uygun olur(akvaryumda yer kaplamaz,akıntıyla kaplumbağaları strese sokmaz) ama bir sürü masraf yapmışsın.
Beslenme için Pınarın açtığı beslenme konusuna bak orda baya ayrıntılı şekilde işlendi.
|
| 198614 |
huleyn
BALİKESİR
276 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
01.10.2009 13:44:01
http://hepsievcil.com/App/Forumlar/Cevaplar.aspx?KRef=5&FRef=30&BRef=61907
|
| 198619 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
01.10.2009 16:08:56
Huleyn tesekkürler. Koyduğun linke girdim. Su seviyesi için yazılanları ve Yine Kaplumbağaların Kahramanı Frozen`ın yazmış olduğu yararlı bakterilerle ilgili yazıyı okumak çok işime yaradı.( tekrar tesekkürler Frozen. İyiki varsın)
Filtrede sorun yok şuan. evet filtre süngeri çiftli. Ama şu ahşap konusu canımı sıktı. Çürüme bir yana, Küflenme olursa mantar açısından da riskli olur. Bugün ne yapabilirim diye bir bakacağım.
Cahilliğimi maruz görün ama, iş yine başa düştü. İstanbuldan akvaryum silikonu getirtmiştim. O geldi bugün. Şimdi ben uygun boyutta bir cam kestirebilirsem onu yüksek olan olarak nasıl yapıştıracağım.? Camcı düşer diyip durdu. Alta destek falan mı yapmalıyım. ? Akvaryumları inceledim. Destek varmış gibi görünmüyor. Püf noktası nedir bu işin? Analatırsanız hafta sonuna kadar halledeyim. Durup durup yuvalarını değiştirmek de istemiyorum. Değişiklikleri sevmezler demişsiniz. Cumartesi zaten akvaryumu temizleyeceğim ve filtreyi açacağım. İki değişikliğe birden alışsınlar diyorum. Bugün bilgileri paylaşırsanız yarın malzemeleri alıp hazırlayayım diyorum.
Şimdiden teşekkürler.
|
| 198620 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
01.10.2009 16:20:56
ne çok "diyorum" kullanmışım. Cehalet ne zor şeymiş. Şu miniklerle ilgili her konuda elim ayağıma dolaşıyor hala. :))
|
| 198634 |
frozen
İSTANBUL / BEŞİKTAŞ
2052 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
01.10.2009 19:57:12
Cam platforma alttan taşıyıcı destek yaparsan iyi olur bazı cam platformlar sanıyorum daha akvarum yapım aşamasında iken profesyonelce ve aynı anda ön ve arka cam arasına sıkı geçme olarak slikonlandığı için sağlamdır. Tabi bu tahmin. Ama senin sonradan takacağın cam o kadar sağlam olmayacaktır. Platforumun kenarlarında ki cam keskinliğini çok iyi traşlamalı ve hatta bir şeyle çarptığında kaplumbağaları kesmemesi için izole etmelisin.
|
| 198678 |
asegul07
202 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
02.10.2009 18:52:34
Sevgili martı akvaryumun çok güzel olmuş darısı bizim boncuğun başına... Bilgisayarın başına her oturduğumda Martı birşey yazmış mı diye bakıyorum valla:) Hatta tecrübeli arkadaşların sana verdikleri yanıtlar benim de çok işime yarıyor. Bir bakıma beni soru sormaktan kurtarıyorsun:))
|
| 198731 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
03.10.2009 17:00:02
Asegül tesekkür ederim. Benim içinde huleyn`in baslığı böyleydi iste. Onun kapluslarının sürecinden çok sey ögrendim ben de. O nedenle bu siteyi ve forumu çok sevdim. Herkes birbirinden birseyler ögreniyor ve kapluşlarımızın daha güzel ortamlarda yaşamaları sağlanıyor ve hep "daha iyi daha iyi" yaklaşımlarıyla koşulları her geçen gün daha iyiye gidiyor. Emeği geçen herkese, başta da frozen ve pınara olmak üzere bilgilerini, deneyimlerini ve önerilerini bizlerle paylaşan tüm arkadaşlara sevgiler ve teşekkürler. Bu arada momo ile tanışmak mümkün olmadı ama forumda özellikle akvaryum ve gerekli donanımı konusunda öyle çok yazısını okudum ve faydalandım ki. Bu yazıyı okur mu bilmiyorum ama ona da yürek dolusu teşekkür etmek istiyorum. Bu arada Pınar seni özledik. nerelerdesin? Eğer okursan meleğe de sevgilerimi ilet. :)
|
| 198754 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
03.10.2009 21:55:51
Sevgili Frozen!
Taşıyıcı falan, ben gözümde canlandıramamıştım ama yazdıklarını camcıya ilettim. Camcı anladı dahası ikna da oldu. Bir üst zemin, iki taşıyıcı şeklinde üç parça cam kestirip eve geldim. Önce taşıyıcıları iki duvara yapıştırdım. Sonra üst zemin camını, slikonla ( akvaryum slikonu) bu iki taşıyıcı camın üstüne oturttum. Duvar boyuncada hem alttan hem üstten silikonladım.

Bir gece kurumasını bekledikten sonra bugün içini de yerleştirdim. Yüzme alanları epey genişledi. Filtreyi platformun altına çapraz yerleştirdim. ucunuda duvara verdim. Böylece akıntının hızınıda kesmiş oldum. Şimdi korkmadan yüzebiliyorlar. Isıtıcıyı da, akıntıyla ısınan su akvaryuma daha hızlı karışsın diye filtrenin önüne kodum.

Taşları yapıştırarak ayrı bir kuru bölge daha yaptım. Hem kuru alanları bol olsun diye, hem de doğal ortamlarına da yakın olsun diye. Şimdi akvaryumda en sevdikleri yer burası oldu.


Saklanma alanının çok önemli olduğunu yine bu siteden okumuştum. Ne kadar önemli olduğunuda kapluşlarım brini gördüğünde kabuğuna saklanmak yerine, koşa koşa buraya koştuğunda ve saklanma yeri olduğunda, hiç kabuklarının içine çekilmediklerini farkettiğimde anladım. Bizim saklanma yerimizi ayrıca Fındık tırmanma parkuru olarak da kullanıyor. testinin tepesine çıkana kadar can hıraç tırmanıyor, tepeye çıkınca da inanılmaz mutlu olup çipil çipil yüzüyor suda. :)

Bu resim de bizim minikler akşam yürüyüşündeyken.

Bu da Akvaryumumuzun son hali.

Yorumlarınızı bekliyor. hem iyi yaptığımı sandığım şeylerin gerçekten doğru olup olmadığından emin olayım diye hem de yine hata yapmışsam hemen düzelteyim diye.
Şimdiden teşekkürler. 
|
| 198766 |
kokpit
İSTANBUL / KARTAL
56 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
04.10.2009 00:36:13
Selam marti fındık ve badem eminim şuan çok mutlulardır. yazın çok güzel olmuş hergünü`nü heyecanla okudum. Akvaryumun`da güzel olmuş.fındık ve badem çok şanslılar senin gibi bir sahipleri olduğu için.Başta sana sonra, Fındık ve bademe uzun ve saglıklı hayat diliyorum. Marti merak ettim ağrının kış şartlarını bilmiyorum kapluşlara yem bulmakta zorluk çekermisin ? saygılarımla
|
| 198768 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
04.10.2009 01:06:55
İlgin ve övgülerin çok teşekkür ederim kokpit. Ağrı`da işlerimiz biraz zor olacak gibi ama ne yapalım. Elimden geleni yapacağım. 1,5 yıl öncesine kadar istanbulda yaşıyordum. Bütün çevrem orada. Önemli ihtiyaçlarımızı( yem, infrared lamba, uvb lamba, vitamin, slikon) oradan aldırıyorum, arkadaşlarım yolluyor. Bir de çok fazla hazır mamalara yüklenmemeği düşünüyorum. Tabi bebeklik dönemlerini atlatana kadar mamalara mahkumuz ama bebekliklerini aşınca sanırım doğal şeylerle beslemek daha mümkün olabilecek. O zaman biraz rahatlarım belki. Bakalım. :)
|
| 198773 |
kokpit
İSTANBUL / KARTAL
56 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
04.10.2009 01:50:15
Marti sana kolay gelsin. yazılarını okurken şu akvaryumu aldığın dükkan sahibinin kaplumbağlar için aldığını duyduğu an yüzünü görmek isterdim :)) uv_b lambayı ararken benim yüzümede bir garip bakmıştı elektrikçi ve temmuzun sıcagında ısıtıcı aldığım petshopcu bu havadamı diyerek. Ağrı gibi bir yerde bence çok güzel bir uğraş olacak senin için. saygılarımla
|
| 198836 |
asegul07
202 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
05.10.2009 20:32:56
Sevgili martı; akvaryumunun son halini çok beğendim. Evdekileri başıma toplayıp ``Bakın ben de bundan yapacağım.`` dedim. Kapluşların da çok mutlu görünüyorlar. Senin gibi bir sahipleri olduğu için çok şanslılar.
|
| 198851 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
05.10.2009 21:45:31
Asegül akvaryumu beğenmene çok sevindim. Benimkiler ne kadar şanslı olurlarsa olsunlar, Boncuk kadar şanslı olamazlar! :) Boncuk nasıl oldu. Tamamen iyileşti mi bari? Çocuklara da boncuğa da sana da sevgiler.
|
| 198853 |
asegul07
202 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
05.10.2009 22:01:56
Sağol boncuk çok iyi, bu günlerde tek üzüntüm sudan pek çıkmaması ama senin de dediğine göre bu durum da geçici herhalde. Boncuğu şanslı görmene teşekkür ederim ama sen de hasbelkader fındık ve badem`e sahip olmana rağmen onları kaderlerine terketmediğin için onlar daçok şanslı. Sende annene selam söyle:))
|
| 198890 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
06.10.2009 20:44:45
15. GÜN.
BÜYÜMÜŞLERRRR!!!!
Bugün boylarını ölçtüm.
Fındık; geldiğinde 2,5cm idi, şimdi 4,5cm olmuş.
Badem; 3cm idi, şimdi 5cm olmuş.
Ben, onlara yaşattığım kötü günlerden sonra ha bire hasta olacaklar diye beklerken onlar büyümüşlerrrr!!!!  
Çooookkk sevindim ama size sormadan da içim rahat etmedi. Bir çok başlıkta hızlı büyümeleri olumsuzluk olarak görülmüş. Çok yoğun beslemiyorum artık. Hatta obezite için çok dikkat ediyorum. Üç öğün yediriyorum ama azar azar ve elimden geldiğince dengeli beslemeye çalışıyorum. Ne dersiniz? Tadını çıkara çıkara sevinebilir miyim? 
|
| 198895 |
pinar1112
İZMİR
754 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
06.10.2009 21:21:52
Martıcım, bütün yazıları gecikmeli takip edebiliyorum, forumu ne kadar neşelendirdiniz :), uzun uzun cevap yazmak istiyorum ama şu sıralar pek mümkün değil bu ne yazık ki. İşler yolunda görünüyor, tabiki rahat rahat sevin büyümelerine :), iyice güçlerini toplasınlar. Övgülerine çok teşekkürler, miniklere sevgiler, ben de bitaneciğim Melek`ime burdan selam gönderiyim bari, ayrı şehirlerdeyiz de şu an.
|
| 198898 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
06.10.2009 22:00:13
Pınar, Melekle ayrı olmanıza çok üzüldüm. Kısa zamanda kavuşursunuz umarım. Badem`le Fındık " biz ona mektup yazar, yanlız bırakmayız. Pınar merak etmesin " diyorlar. :) sevgiler... :)
|
| 198900 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
06.10.2009 22:18:33
Pınar, `beslenme programları` başlığına bizimkilerin programını ekledim. Sorularım da var orada. Bir ara bakabilirsen çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler. :)
|
| 199512 |
asegul07
202 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
19.10.2009 23:11:27
Ya martı`cığım ne zaman bilgisayarı açsam bizimkiler birşey yazmış mı diye bakmadan geçemiyorum. Hatta bazen bir günde birkaç kez baktığım da oluyor. Ama galiba bu aralar herkes çok meşgul hatta sen bile Fındık ve Badem`in maceralarından bizi yoksun bırakıyorsun. Bu gece biraz boş vakit buldum da sizin resimlerinize tekrar baktım. Neredeyse bir aylık olmuşlar. Herhalde Boncuk`tan da daha iştahlılar çünkü az önce ölçtüm bizimki sadece yarım cm. büyümüş geldiğinden beri. Ne yapalım yavaş yavaş...
Bizi bu iki küçük yaramazın dostluğundan mahrum bırakma...Sevgiler...
|
| 199513 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
20.10.2009 00:15:19
Aysegül`cüm. Çoook yoğunum :( evede iş getiriyorum sürekli. :(( Ama mutlaka günde en az birkez siteye girip bakıyorum. Önemli birşey var mı diye. Bıcırlar süperler. Burda gündüzleri hava süper. Haftanın en az 4 günü güneşleniyorlar. Keyifleri de süper. Öğünlerini 2 ye düşürdüm. Kiloları fit görünüyor artık bana. Ödüm kopmuyor en azından :)) Büyümeleri de çok iyi. Bademin kabuk rengi açılmaya başladı bile. Fındık da aynı bitirim Fındık. Binbir şaklabanlık var bizim akvaryumda yani. Son günlerde siteye pek yazamasamda Badem ve Fındığı hiç ihmal etmiyorum. Merak etmeyin.:) Boncuğu öpüyoruz hepimiz. Biraz sabırlı ol bence de. Hastalıktan yeni kurtuldu. Biraz güç toplasın, kendine gelsin, göreceksin nasıl serpiliyor kerata. :9 herkese sevgiler bizden. Eşlik edemesekte Takipteyiz. Sizlerleyiz yani.:)
|
| 199532 |
asegul07
202 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
20.10.2009 18:10:01
Sevgili martı; yanıtın beni çok sevindirdi. İşten eve geldiğimde ilk işim Boncuk`a bakmak, ikincisi siteye bakmak oluyor yeni birşey var mı diye...
Valla kafayı hayvanlarla bozdum bu ara :P. Zaten çevreye ve hayvanlara karşı oldukça duyarlıydım, iyice abarttım galiba. Gece rüyamda bile koca koca kaplumbağalar görüyorum:))Merak ediyorum Ağrı`da havalar geceleri nasıl? Çok soğuk oluyor mu? Gerçi ısıtıcı filan herşeyin var ama insan düşünmeden edemiyor sıcak iklim hayvanı Ağrı`da... Düşünürken bile üşüdüm valla:)))))))
|
| 199565 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
21.10.2009 09:22:27
canım Ağrı geceleri kesinlikle çok soğuk ama ev kaloriferli. Kaloriferlerde 2 haftadır yanıyor. O nedenle evin ısısı ideal.Ben yine de gece dolaşmak isterlerse üşümesinler diye mutlaka lambalarını açık bırakıyorum. Kuru alanlarının ısısı da 32-35 derece arasında hep. O nedenle sorun olmuyor. Gündüzleride güneş süper. Mutlaka annemle birlikte 1-2 saat güneş banyosu yapıyorlar. Zaten büyümeleri süper gidiyor. Öğün sayısını 2 ye düşürdüğümden beri benimde içim çok rahat. Hızlı büyüyorlar diye endişelenmiyorum artık. Yani bizimkilerin keyfi de, sağlıklarıda maşallah yerinde. Darısı Boncuğumuzun başına. kısa sürede o da adapte olup normale döner umarım. Sevgiler... :)
|
| 199592 |
huleyn
BALİKESİR
276 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
21.10.2009 17:04:47
marti, geceleri niye açık bırakıyorsun lambalarını :) Bırak uyusunlar biraz, dengeleri bozulmasın. Bu arada senden sürekli sevindirici haberlerin gelmesinden çok memnun oluyorum, çok iyi bir iş çıkarıyorsun :)
|
| 199619 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
22.10.2009 08:57:48
Huleyn, övgülerin için çok teşekkürler. Ama Birlikte çıkarıyoruz bu işi. Tek bana kalsaydı ne halde olurlardı düşünemiyorum bile :)) Ne durumdalarsa, sayenizde yani :) Lamba konusunda; Ya benim badem lambanın altına geçip gerine gerine uyumaya bayılıyor. Kaloriferler de gece12 de kapanıyor. Gece 3-6 arası ev epey serin oluyor. o ara çıkarsa kuru alana üşütür diye korkuyorum. Sıcak olsun diye açık birakıyorum. :) Huleyn bu arada bir sorum var. Benimkiler hala filtreye alışamadı. Geceleri bazen fişini çekiyorum rahat uyusunlar diye, onun dışında hep açıkü, akıntıda şiddetli değil, ucunu duvara verip akıntıyı minimalize ediyorum ama hala alışamadılar. Ne yapmalıyım? :(
|
| 199642 |
huleyn
BALİKESİR
276 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
22.10.2009 17:50:43
Gece kuru alanında uyuyorsa kendine uyuyacak yer bulamamış demektir :) Böyle diyorum çünkü geceleri uyurlarken kafaları su seviyesine yakın bir şekilde suda uyumayı severler karada değil. Bence gece lambaları kapalı olsun gündüz-gece düzenleri bozulmasın.
Küçük akvaryumda iç filtrenin böyle bir zararı var işte. Benimkilerde küçüklüklerinde rahatsız olurlardı. Sana tavsiyem bir şelale filtre hem akıntı yapmaz hemde iç filtreye oranla çok daha iyi temizler. İnternetten 20lira gibi bir fiyata çok iyi bir şelale filtre alabilirsin.
Bir şey daha filtreyi sakın kapatma. Kapattığın zaman içindeki yararlı bakteriler ölüyor ve filtre tekrar o bakteriler oluşuncaya kadar bir işe yaramıyor.
|
| 199671 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
23.10.2009 09:04:19
Daha neler öğreneceğiz. :) Çok teşekkür ederim Huleyn. Sen yazdığına göre kesinn bir bildiğin vardır diye dün gece kapatmaya başladım zaten. :) Filtre meselesinde sen daha önce de şelale önermiştin. Bakınıyorum. Mutlaka alacağım artık çünkü iç filtre kabusları oldu yavrucakların. Filtreyide kapatmam artık. Şelale filtre alınca yazarım yine. Badem`le Fıbdık sevgilerini yolluyor sana! Kurtulduk diye tezahurat yapıyorlar sana haberin olsun! :))
|
| 199673 |
huleyn
BALİKESİR
276 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
23.10.2009 09:13:45
Madem almaya karar verdin. Şu linke bakmanı tavsiye ederim ; http://www.turtleturk.com/phpBB3/viewtopic.php?f=22&t=1385(daha önce verdim mi bilmiyorum :)
|
| 200766 |
asegul07
202 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
16.11.2009 16:29:15
Yeni kaplumbağa sahibi küçük dostumuz faydalansın diye başlığı yukarı taşımak istedim sadece.
Sevgiler...
|
| 200788 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
16.11.2009 23:19:25
:)
|
| 200828 |
asegul07
202 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
17.11.2009 20:04:05
Bence bu yazı hep yukarıda kalmalı, bizim gibi acemileri bile yardım edecek seviyeye getirdiğine göre...(:
|
| 203158 |
marti
215 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
27.12.2009 12:29:11
Öncelikle başta aysegül olmak üzere herkesten özür dilerim. İnanın foruma girmeğe hiç vaktim olmuyor. Aara ara gelişmelere bakmak için girebiliyorum, cevap yazmaya bile fırsatım olmuyor. :( Huleyn, şelale filtre çoktan geldi ve kurdum. Yeni bir başlık açıp şelale filtre konusunda ayrıntılı bilgileri paylaşmamızı sağlayacağım. Yasdal ve senin önerilerine yine çok ihtiyacım var. En kısa zamanda başlık hazır olur.
Aysegül, Dip temizliği sorununa iç filtre dışında çözüm bulamadım. Çok özür dilerim. Cevap da yazamadım sana. Ama umudumu kaybetmiş değilim. Diğer arkadaşlar iç filtre dışında bir çözüm üretebilirlerse filtreyi hemen yollayacağım sana. En çok da senin için acele ediyorum zaten. Boncuğumuzu öpüyoruz.
Yasdal, Akvaryumun son halini gördüm ve bayıldım. Çok büyük bir umut oluyorsun bana. Senin çabaların, üretkenliğin ve bunların sonucunda kapluşlarının o mutlu hallerini görünce cesaret geliyor bana da. Uzun uzun yıllar mutlu edebilirim ben de kapluşlarımı diye umutlanıyorum hep. Saygıyla ellerine, emeğine, yüreğine sağlık diyorum.
Frozen, Birkaç kez foruma katıldığını gördüm. çok sevindim. Buralarda olduğunu bilmek çok güzel. Umarım en kısa zamanda hepimiz işlerimizi yoluna koyar, siteye daha fazla zaman ayırabiliriz. Pınar ve senin yokluğun tahmin edemeyeceğiniz kadar hissediliyor.
Pınar, SENİ ÇOK ÖZLEDİİİKKKKK!!!! :)
Tüm arkadaşlara sevgiler. En kısa zamanda görüşmek üzere.
Bu arada hiç merak etmeyin, Fındık ve Bademi hiç ihmal etmiyorum. İkisi de hepinize sevgilerini yolluyor. :)
|
| 203164 |
pinar1112
İZMİR
754 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
27.12.2009 14:35:07
Çok sevgili Martı,
O kadar şeker yazıyosun ki insanın yeniden forumda yazası geliyor, seninle laflamaya bile değer :), ben de özledim herkesi..
Badem ve Fındık (niye hep Fındık`la Badem olsun, aaa :) cephesinde herşeyin yolunda gitmesi harika. Hadi son fotoğraflarını da koysana, bebek kaplumbağa sevelim gözümüz gönlümüz açılsın :)
Melek Bey`den ve benden çok selamlar, Melek yeni evine taşındı, odanın durumuna göre kuru bölgesinin yönü değişti, ama o artık palazlanmış bi kapluş, öyle aldırmıyor yadırgamıyor, dikiyor yeşil popoyu ve kalkık burnu havaya şekilden şekle girerek güneşleniyor yeni mekanda, plastik kutuda geçirdiği birkaç gün ve kuru bölgesiz bir haftayı bile çok dert etmemiş görünüyor. Ben de birkaç fotoğraf eklerim belki, tüh ya nerdeydi bu fotoğraf makinesi :)
Bizden de haberler böyle işte, Badem`le Fındık`ı ellerimizi titreterek selamlarız :), daha çok yazın, sevgiler..
|
| 203484 |
asegul07
202 Mesaj
|
Gönderilme
Tarihi :
01.01.2010 12:33:12
Sevgili marti inan hiç önemli değil, bu aralar ben de en az senin kadar yoğunum. Bir yandan iş, bir yandan okul, gece yarılarına kadar çalışıyorum. Bu gün tatil ya biraz oturayım şu pc nin başına dedim ve senin yazınla karşılaştım. İnan çok da sevindim. Doğrusu yazılarını çok özlemişim.
Filtre meselesine gelince, kendini hiç üzme. Zaten eşim haftada iki kere su değiştirdiğimi gördükçe iyi bir filtre almamız gerektiğini söyleyip duruyor. Belki biriki ay içinde bizim de bir filtremiz olur. Ben bıkıp usanmadan su değiştirmeye devam edeceğim. İnan ne kadar yorgun olsam da bunu ihmal etmiyorum. Yaşamak için bizim bakımımıza muhtaç olan bir canlıya böyle bir işkence yapamam. Ya laf aramızda neresinden çıkarıyor bu kadar pisliği :)) Her hafta kendi kütlesi boyutunda pislik çıkıyor sudan...:))
Ama açıkçası keyfi yerinde Boncuk`un. Yiyip içip güneşleniyor. Bir de kuru bölgeden havalı atlayışlar yapıyor suya.
Bu arada sana ve tüm ev ahalisine iyi yıllar...
|
|
|