Üyelerimize ve hayvanseverlere daha dinamik ve kaliteli bir paylaşım ortamı sunmak amacı ile HepsiEvcil.com yenilenmiştir.
- Forumlar III (Yeni)
- Forumlar II 2005 – Agustos.2010
- Forumlar I – 2001 - 2005 yılları arası
Üyelerimize ve hayvanseverlere daha dinamik ve kaliteli bir paylaşım ortamı sunmak amacı ile HepsiEvcil.com yenilenmiştir.
esophagus : boğaz
trachea : nefes borusu�
lung : akciğer
heart : kalp
liver : karaciğer
pancreas : pankreas
stomach : mide
intestine : bağırsak
avary : sanıyorum yanlış yazılmış , doğrusu ovary olmalı yani yumurtalık
bladder : sidik kesesi
rectum : kalın barsağın anusa bağlanan son ucu
anus : anus işte , yani makat
Gönderen Frozen
IŞIK NEDİR
Güneşten dünyamıza gelen ışık gözle görülen veya görülemeyen ışın demetlerinden oluşur.Kısaca farklı dalga boylarındaki bu ışınlar bir araya gelerek bildiğimiz beyaz güneş ışığını oluştururlar.Bu ışınların dalga boyları nanometre ( nm) denilen bir ölçü birimiyle ölçülür.1 nm 1 metrenin 1 milyarda birine eşittir.Hani şu çok bahsedilen geleceğin teknolojisi nano teknoloji varya işte o nano bu nano.Bildiğimiz güneş ışığı 290-3000 nm dalga boylarındaki ışınımlardan oluşsada, insan gözü yalnızca dalga boyu 400 nm ile 760 nm arasındaki ışınları seçebilir.400 nm dalga boyunun altındaki ışınlara morötesi yada ultraviole , 760 nm dalga boyunun üstündeki ışınlara da kızıl ötesi yada infrared diyoruz.Çünkü görebildiğimiz en küçük dalga boyuna sahip renk mor ( violet) , görebildiğimiz en büyük dalga boyuna sahip renk ise kırmızıdır ( red )
aşağıda konuyu açıklamak için 2 grafik koydum.İlkinde renklerin dalga boyuna göre yerleşimi var.İkincisindede uv ışınları dalga boyuna göre yerleşimi.UV ışınların altında dalga boyu daha küçük olan XRAY ışınları başlıyor


Bizim konumuz olan UV ışınları 400-290 nm dalga boyundaki ultraviyole ışınlarıdır.( Türkçedeki deyimiyle morötesi ışınlar ).Zaten 290 nm den daha kısa dalga boyundaki ışınımlar ozon tabakası ve stratosferdeki moleküler oksijen tarafından tutulduğu için bize ulaşamaz.UV yani ultraviole diye anılan ışınlar insan gözünün görebildiği ışığın hemen altında kalan ışınlardır.UV ışının 3 farklı tipi vardır.İlk önce 400-320 nm dalga boyuyla UVA yerini alır.Yazın plajda derimizi koyulaştıran işte bu ışındır.Hemen arkasından UVB ışını gelirki bu yazının yazılmasına sebep olan ışın işte bu ışındır ( daha sonra detaylı olarak bahsi geçecek) UVB nin dalga boyuda 320-290 nm arasında yer alır.UVB nin hemen arkasında aslında çok zararlı olan ama ozon tarafından bayağı bir engellendiği için bize zarar veremeyen 290-200 nm dalga boyundaki UVC gelir.Aslına bakarsanız UVC kanser yapar ama UVB nin fazlası da deri kanseri yapar.Ozon UVC yi süzer ve bizi korur ama UVB yi hiç süzmez.Fazla güneşlenmenin riski işte bu.Ozonun marifeti ve ozon delinmesinin önemi de işte burada yerini alıyor.Delmeyin ozonu sonra UVC de bizi zımbalar ona göre
şimdiii bütün yukarda yazdıklarımı unutun sizin için değildi.kafa karıştırmak için yazdım.
Esas mesele daha aşağıda
Gelelim sadede.yani UVB ye…
NEDEN UVB…
özelikle kaplumbağa gibi kabuklu hayvanlarda iskelet ve kabuk yapısı kalsiyuma çok ihtiyaç duyar.UVB ye aslında bizde ihtiyaç duyarız biliğiniz gibi dünyamızın yaşam enerjisi güneşten gelir.Kaplumbağalardaki kalsiyum metabolizmasının en çok ihtiyaç duyduğu D3 vitamini ise yeşil bitkilerde çok fazla bulunmaz.Kaplumbağalar bu açığı güneş ten gelen UVB ışınlarının bünyelerinde D3 vitamini sentezlemesiyle (oluşturmasıyla ) kapatırlar.Eğer yeterli D3 vitamini sentezleyemezse kaplumbağanın kalsiyum metabolizması yeterince desteklenemez sonuç olarak kabuğu yumuşar , yemekten içmekten kesilir ve ÖLÜR. UVB ışın ile kaplumbağanın kalsiyum metabolizması arasındaki ilişki daha kompleks ama kafa karıştırmamak için detaylı yazmıyorum basit anlatıyorum (bu noktada benim nacizane bir düşüncem var.Su kaplumbağaları daha ziyade hayvansal gıda ile beslendikleri için gıdalarından D vitamin alma olasılıkları kara kaplumbağalarına göre daha yüksek.Yani onlar için durum azıcık daha iç açıcı gözüküyor.Ama ne kadar D vitamini alıyorlar acaba bilemeyiz..) Demekki kaplumbağamıza D3 vitamini lazım.Dünya üzerinde 2 farklı görüş var.Çok daha az kişinin katıldığı görüşe göre kaplumbağalarda vitamin takviyesi ile bu D3 ihtiyacı karşılanabilir ve UVB ışını olmadan idare edilebilinir.Karşı görüş ise UVB ışınının mutlak sağlanması gerektiği yönünde .Profesyonellerin çoğu bu fikri destekliyor.Yani UVB ışını şart diyor Peki UVB ışınını nasıl sağlıyabiliriz.Birinci temel kaynak güneş, kısaca güneşe çıkartın yada gün ışığı veren tip UVB lamba alın.( Dikkat gün ışığı veren tip UVB lamba , diğer mikrop öldürücü tip UV tipi lamba değil )
UVB NASIL ve NERDEN
Güneş ışığı kaplumbağaya direk gelmeli, cam arkasından alınan ışığın pek bir faydası olmuyor çünkü cam uv ışınlarının büyük kısmını absorbe ediyor yani ya emiyor yada geri yansıtıyor ve içeri çok az UV ışınının girmesine izin veriyor.Tek camda bu içeri sızabilme oranı UVA tamamen geçebilsede UVB de ancak %5 tir. Ama pencerelerde genelde çift cam olduğunu üstüne birde akvaryum camı olduğunuda hesaba katarsanız…kısaca cam arkasından güneş görse bile kaplumbağanıza ulaşan UVB miktarının ne kadar az olacağını tahmin edebilirsiniz.Ama genede hiç yoktan iyidir , %5 de olsa. Eğer akvaryumun evdeki konumu itibari ile kaplumbağalarınız hiç güneş ışığı görmüyorsa demekki UVB lambası şart oluyor.Gündüz uzun süre camlar arkasında güneş görüyorsa hiç yoktan iyidir ama yetmez vitamin takviyesi şart ayrıca maddiyatınız el veriyorsa mutlaka UVB lamba alın.Eğer kaplumbağanız kara kaplumbağasıysa UVB ihtiyacı dahada fazla olacaktır bunu da dikkate alın.Hadi yazın direk güneşe koyarız ama ya kışın ne yapacağız kesinlikle kışın dışarı çıkarmayın üşütür hasta olurlar.su kaplumbağaları soğuğa karşı daha da hassastır.su kaplumbağaları sudan çıkıp güneşlenmeyi ısınmayı seven canlılar ısıtma amaçlı lambanızda mutlaka olsun.florasan tip UVB lamba ısıtmaz. 30 yıldan daha eski tek camlı pencerelerin UVB yi daha fazla geçirdiği tespit edilmiş buda bir alt bilgi olarak aklınızda kalsın. Güneş ışığı veren UVB lambalar büyük pet shoplarda var.Kaçıncı kez yazıyorum bilmiyorum ama anadolu pet den komisyon almam lazım valla.HAGEN marka florasan tipte UVB ışıması yapan lambalar var.İsimleri HAGEN REPTİ GLO.Bu lambaların 3 tipi var aralarındaki fark verdikleri UVB yüzdesinde REPTİ GLO 2.0 , REPTİ GLO 5.0 ve REPTİ GLO 8.0.İsimlerin sonundaki rakkamlar verdiği UVB yüzdesini ifade ediyor.Bazılarınız anlamıştır bu lambalar %2 ,%5 ve %8 gibi düşük yüzdeli UVB ışını veren lambalar.Eh tek pencere camından geçebilen güneş ışığı yüzdesi de zaten kadar.Peki lambanın avantajı ne.Güneş ışığının süresini kontrol edemezsiniz ama lambayı edersiniz , hergün güneş olmaz ama lamba düğmesine basınca yanar. Şimdi birde internette yeni luk UVB lambalar çıkmış.Ben Bu UVB lambaların sadece florasan tipte olanlarını gördüm spot lamba tipinde olanlarıda var ama ben görmedim bilmiyorum.Bu lambalar 38 cm boyunda ve 14 watt.Yani eğer alırsanız yanında birde 14 watt a uygun balast ve starter de almanız gerekecek.Bu güçte balast 3.5 ytl starter 1 ytl birşey tutar. Lamba fiatlarıda benim aldığım yerde sırasıyla 22 , 27 , 29 ytl idi.Florasan Düzeneğini ( çok basittir ama genede ) siz yapmayın elektirikçi yapsın 29 ytl lik lambayı cazır cuzur yakmayın benim gibi. internette bu UVB lambaların günde 14 saat kullanıldığını okuyorum.Bu lambaların birde ömrü varmış yaklaşık 8000 saat yani hergün 14 saat kullansanız 571 gün eder 10 saat kullanırsanız 800 gün
NOT :Uzun ve sıkıcı bir yazı olduğu için ve insanların da okuma tembeli olduğunu bildiğim için okur sıkılma oranının düşürmek ve okunma oranını yükseltmek için biraz mizahi yazdım af ola.Eğer hatalı bir bilgi yazmışsam gene af ola.Hemen UYARIN düzelteyim
Gönderen Frozen