Kaplumbağa
Asıl tehlikenin düşük ısıdan ziyade yeterli ve etkili şekilde filtre edilmeyen az miktarda su olduğu sıkça pas geçilen bir gerçek, frozen`ın dikkat çektiği konu çok önemli. Sanırım bu yüzden ölüm fanuslarında kalan kaplumbağalar yazın bile göz şişmesi, iştahsızlık, akciğer sorunları ve sonunda ölümle sonuçlanan sürece giriyor, halbuki bu sıcaklarda 3-5 litre su rahatlıkla en az 26 derece oluyordur. Yada bililnçsiz bakılan, hiçbirşeysiz hasbelkader 3-4 sene (hatta bazen daha da fazla) yaşayan kaplumbağaların ortak özelliği bir şekilde ya geniş bir plastik kap, leğen, yada ısıtıcısız, ısınma lambasız da olsa bir akvaryum ortamında yaşamaları; sabit sıcaklık yok ama hiç olmazsa daha çok su ve dolayısıyla daha temiz suyla hayatta kalmayı başarıyorlar sanırım. (bu asla bir öneri değil, yanlış anlaşılmasın, mutlaka tüm ekipmanları tamamlamalıyız, nefes almakla yaşamak aynı şeyler değil tabi ki ).
Bu yüzden filtrasyon ve su değişimi konularına mutlaka ayrı bir dikkatle eğilmek gerek, öyle deniz derya bir konu ki üstelik. Akvaryum sitelerini takip etmek bu açıdan çok faydalı.
Dış filtre söz konusu olan kaplumbağalar olunca eninde sonunda mutlaka alınacak en hayati ekipman, şelale/askı ve iç filtreler çok kısa süre sonra çok yetersiz kalıyor.
Yaygın yanlışlardan biri suyu komple değiştirip oturmuş su düzenini bozmak. Bu zaten sadece eğer az su ve küçük bir akvaryum varsa ilk aylar yapılabilcek, sonra insanı canından bezdirebilecek birşey, üstelik yararlı bakteriler adına da toptan katliam.
İkinci bir yaygın yanlış filtreyi kapatmak. Filtre 7/24 çalışmalı mutlaka. Yine aynı mantık; yaralı bakterilerin filtre malzemesi üzerinde konuşlanması için filtre içinde sürekli su akışına ihtiyaç var.
Süngeri tertemiz yapmak için iyice yıkamak, süngeri çeşme suyu altında yıkamak da diğer bir yanlış, tabi bu tüm biyolojik filtrasyon malzemeleri için geçerli. Bu malzemeleri yıkarken sadece akvaryumdan alınan su kullanmak lazım ve temizlemek için de bu akvaryum suyu içinde tek bir vink vink yeterli :) , hafifçe bir arındırma yapılmalı yani sadece, derinleme temizlik yapmak bu malzemelerde sanılanın aksine yine aynı nedenden dolayı zararlı. İç filtrede sünger çevresine çok ince bir tabaka elyaf sarıyor ve filtre temizliğinde süngeri hiç yıkamadan sadece elyafı yenisiyle değiştiriyorum, bu yöntemi iç filtre süngerleri için gerçekten tavsiye ederim, hem sünger suya deymemiş oluyor hem de filtre temizliği bu yolla pratik..
Biyolojik filtrasyon, mekanik filtrasyon, kimyasal filtrasyon ve kombinasyonları hepsi ayrı ayrı ele alınması gereken gerçekten uzun ve detaylı konular. Nedense, baktığımız kaplumbağalar temel olarak akciğer solunumu yaptıkları için balıklar gibi özenli bir filtre sistemine, biyolojik filtrasyona gerek yok, mekanik yeter gibi ayrı bir yanlış düşünce de var. Kaplumbağalar büyük, kakalar da büyük :), amonyak had safhada ve bu suyun içinde yaşıyorlar; yani asıl en çok bizim tümüyle doğru ve etkili çalışan bir filtrasyona ihtiyacımız var.
İşin sadece filtrede bitmediğini kesinlikle atlamamak lazım. Amonyak, nitrit, nitrat ilişkisi, yani azot döngüsü eğer kaplumbağalarımız bitkili jungle akaryumlarda yaşamıyorsa azot gazı ile son bulmuyor :) Diğer bir deyişle çok zaralıdan daha az zararlıya doğru filtre ile gidebileceğimiz en son nokta nitrat. Bu yüzden mutlaka mutlaka az az ama sık sık yapılacak su değişimleri son derece önemli, nitratı ancak kol gücüyle tasfiye edebiliriz çünkü :) Bu su değişimleri için kolay yollar bulmak temizlik işinden bıkmamak, kaytarmamak için çok gerekli :) İç filtre yada hava motorlarının çıkışına hortum takarak ve bu hortumun diğer ucunu doğrudan tuvalete vererek bu işlemi yapmayı ben çok öneririm.