Kaplumbağa
Kaplumbağanız bir teraryumda yaşayacak. Teraryum kısaca sürüngen akvaryumu gibi bir şey. Bir petshop’a gidip kaplumbağanız için bir “kap” isterseniz muhtemelen size içinde birkaç plastik palmiye olan fanus verecektir. Asla diyoruz. Üzgünüz ama dostunuz bu hücrenin içinde er geç ölecek. Kaplumbağanız suda yaşıyorsa, içinde su ve kuruması için çıkabileceği bir kaya olan fanus, ilk bir ya da iki yıl yaşaması için uygun bir ortam olabilir. Ancak kaplumbağanızın boyu 10 santimi geçtiğinde er geç bir akvaryuma geçmeniz gerekecek, bu yüzden bizce baştan uygun bir teraryum hazırlamalısınız.Kaplumbağanız suda yaşıyorsa yarısına kadar su, kurumak için çıkabileceği bir kaya, günde beş saat kadar çalışacak bir filtre, zemine dökeceğiniz akvaryum kumu, günün 12 saati açık kalacak bir lamba ve kışın kaplumbağanızın hastalanmaması için teraryumu 26 dereceye ısıtmak üzere kullanacağınız bir ısıtıcı yeterli donanım olarak kabul edilebilir. 20 litre su koyduğunuzda yarısından çoğu dolmayacak kadar büyük bir teraryum seçmelisiniz. Suyunuzun yüksekliği, kaplumbağanızın dikine rahatlıkla yüzebileceği kadar olmalı. Yoksa ters dönerse doğrulamaz. Kaplumbağanız karada yaşıyorsa suyun içine dalamayacaktır, bu da daha fazla alana ihtiyacı var anlamına geliyor. Kara kaplumbağaları için ilk yıllarda fanus yeter kuralı bu durumda geçerli değil. Kara kaplumbağaları için hacim değil büyüklük önemli, bu da en az bir metrelik bir uzunluk demek. Ayrıca temizlenmeleri için birkaç cm derinliğinde suları da olmalı. Güneş ışınlarına benzer bir aydınlık sağlayan infrared lambayı, kendinizi kaplumbağacılığa kaptırırsanız alabilirsiniz, başta bütçeniz kısıtlıysa kendinizi sıkmayın. Bitkiler de şart değildir, kaplumbağanızdan çok sizin keyfinize bağlı. Yeni aldığınız kaplumbağayı bir litreye bir tatlı kaşığı tuz oranıyla hazırladığınız su ile yıkamayı unutmayın. Bütün bu yaşadıklarının onu ölümüne korkuttuğunu unutmayın, ilk birkaç gün saklanıp ortalıklarda görünmezse bunu doğal karşılayın. Kaplumbağanız, yılda bir kere uzunca bir süre ortadan kaybolursa şaşırmayın. Doğru bildiniz, kabuklu dostunuz kış uykusuna yatıyor. Kaplumbağanız suda yaşıyorsa eylül gibi tembelleşmeye başladığını fark edeceksiniz. Yemek yememeye başladığında zamanı gelmiş demektir, endişelenip zorla yedirmeye çalışmayın. Isıtıcıyı kapatın ve bırakın 2 ay boyunca uyusun. Kaplumbağanız karada yaşıyorsa ve hareketleri yavaşlamaya başlıyorsa büyükçe bir kuyunun içine önce toprak, sonra yosun döşemelisiniz. Kutunun kenarlarına hava alması için delikler açmalı ve üzerine bir örtü örterek serin tutmalısınız. Kaplumbağanızı en çok onlar için hazırlanmış özel yemlerle besleyin. Tabii her zaman tek tip yemle beslemeniz sağlıklı olmaz. Bir su kaplumbağasıysa kurutulmuş karides ve balık, küçük et parçaları, kuru solucan, midye içi, kara kaplumbağasıysa her türlü meyve ve sebze ile rejimini renklendirebilirsiniz. Bu beslenme zamanlarında elinizden yemek yedirmenin keyfini çıkarın, kaplumbağanızla en çok sosyalleşyiğiniz zamanlar bunlar olacak. Kaplumbağalar genellike karınları doyunca sahiplerinin yüzüne bakmazlar bizde aç bırakalım ozaman
Saygılarımla akmir...
Kaplumbağanız bir teraryumda yaşayacak. Teraryum kısaca sürüngen akvaryumu gibi bir şey. Bir petshop’a gidip kaplumbağanız için bir “kap” isterseniz muhtemelen size içinde birkaç plastik palmiye olan fanus verecektir. Asla diyoruz. Üzgünüz ama dostunuz bu hücrenin içinde er geç ölecek. Kaplumbağanız suda yaşıyorsa, içinde su ve kuruması için çıkabileceği bir kaya olan fanus, ilk bir ya da iki yıl yaşaması için uygun bir ortam olabilir. Ancak kaplumbağanızın boyu 10 santimi geçtiğinde er geç bir akvaryuma geçmeniz gerekecek, bu yüzden bizce baştan uygun bir teraryum hazırlamalısınız.Kaplumbağanız suda yaşıyorsa yarısına kadar su, kurumak için çıkabileceği bir kaya, günde beş saat kadar çalışacak bir filtre, zemine dökeceğiniz akvaryum kumu, günün 12 saati açık kalacak bir lamba ve kışın kaplumbağanızın hastalanmaması için teraryumu 26 dereceye ısıtmak üzere kullanacağınız bir ısıtıcı yeterli donanım olarak kabul edilebilir. 20 litre su koyduğunuzda yarısından çoğu dolmayacak kadar büyük bir teraryum seçmelisiniz. Suyunuzun yüksekliği, kaplumbağanızın dikine rahatlıkla yüzebileceği kadar olmalı. Yoksa ters dönerse doğrulamaz. Kaplumbağanız karada yaşıyorsa suyun içine dalamayacaktır, bu da daha fazla alana ihtiyacı var anlamına geliyor. Kara kaplumbağaları için ilk yıllarda fanus yeter kuralı bu durumda geçerli değil. Kara kaplumbağaları için hacim değil büyüklük önemli, bu da en az bir metrelik bir uzunluk demek. Ayrıca temizlenmeleri için birkaç cm derinliğinde suları da olmalı. Güneş ışınlarına benzer bir aydınlık sağlayan infrared lambayı, kendinizi kaplumbağacılığa kaptırırsanız alabilirsiniz, başta bütçeniz kısıtlıysa kendinizi sıkmayın. Bitkiler de şart değildir, kaplumbağanızdan çok sizin keyfinize bağlı. Yeni aldığınız kaplumbağayı bir litreye bir tatlı kaşığı tuz oranıyla hazırladığınız su ile yıkamayı unutmayın. Bütün bu yaşadıklarının onu ölümüne korkuttuğunu unutmayın, ilk birkaç gün saklanıp ortalıklarda görünmezse bunu doğal karşılayın. Kaplumbağanız, yılda bir kere uzunca bir süre ortadan kaybolursa şaşırmayın. Doğru bildiniz, kabuklu dostunuz kış uykusuna yatıyor. Kaplumbağanız suda yaşıyorsa eylül gibi tembelleşmeye başladığını fark edeceksiniz. Yemek yememeye başladığında zamanı gelmiş demektir, endişelenip zorla yedirmeye çalışmayın. Isıtıcıyı kapatın ve bırakın 2 ay boyunca uyusun. Kaplumbağanız karada yaşıyorsa ve hareketleri yavaşlamaya başlıyorsa büyükçe bir kuyunun içine önce toprak, sonra yosun döşemelisiniz. Kutunun kenarlarına hava alması için delikler açmalı ve üzerine bir örtü örterek serin tutmalısınız. Kaplumbağanızı en çok onlar için hazırlanmış özel yemlerle besleyin. Tabii her zaman tek tip yemle beslemeniz sağlıklı olmaz. Bir su kaplumbağasıysa kurutulmuş karides ve balık, küçük et parçaları, kuru solucan, midye içi, kara kaplumbağasıysa her türlü meyve ve sebze ile rejimini renklendirebilirsiniz. Bu beslenme zamanlarında elinizden yemek yedirmenin keyfini çıkarın, kaplumbağanızla en çok sosyalleşyiğiniz zamanlar bunlar olacak. Kaplumbağalar genellike karınları doyunca sahiplerinin yüzüne bakmazlar bizde aç bırakalım ozaman
Saygılarımla akmir...
Kaplumbağanız bir teraryumda yaşayacak. Teraryum kısaca sürüngen akvaryumu gibi bir şey. Bir petshop’a gidip kaplumbağanız için bir “kap” isterseniz muhtemelen size içinde birkaç plastik palmiye olan fanus verecektir. Asla diyoruz. Üzgünüz ama dostunuz bu hücrenin içinde er geç ölecek. Kaplumbağanız suda yaşıyorsa, içinde su ve kuruması için çıkabileceği bir kaya olan fanus, ilk bir ya da iki yıl yaşaması için uygun bir ortam olabilir. Ancak kaplumbağanızın boyu 10 santimi geçtiğinde er geç bir akvaryuma geçmeniz gerekecek, bu yüzden bizce baştan uygun bir teraryum hazırlamalısınız.Kaplumbağanız suda yaşıyorsa yarısına kadar su, kurumak için çıkabileceği bir kaya, günde beş saat kadar çalışacak bir filtre, zemine dökeceğiniz akvaryum kumu, günün 12 saati açık kalacak bir lamba ve kışın kaplumbağanızın hastalanmaması için teraryumu 26 dereceye ısıtmak üzere kullanacağınız bir ısıtıcı yeterli donanım olarak kabul edilebilir. 20 litre su koyduğunuzda yarısından çoğu dolmayacak kadar büyük bir teraryum seçmelisiniz. Suyunuzun yüksekliği, kaplumbağanızın dikine rahatlıkla yüzebileceği kadar olmalı. Yoksa ters dönerse doğrulamaz. Kaplumbağanız karada yaşıyorsa suyun içine dalamayacaktır, bu da daha fazla alana ihtiyacı var anlamına geliyor. Kara kaplumbağaları için ilk yıllarda fanus yeter kuralı bu durumda geçerli değil. Kara kaplumbağaları için hacim değil büyüklük önemli, bu da en az bir metrelik bir uzunluk demek. Ayrıca temizlenmeleri için birkaç cm derinliğinde suları da olmalı. Güneş ışınlarına benzer bir aydınlık sağlayan infrared lambayı, kendinizi kaplumbağacılığa kaptırırsanız alabilirsiniz, başta bütçeniz kısıtlıysa kendinizi sıkmayın. Bitkiler de şart değildir, kaplumbağanızdan çok sizin keyfinize bağlı. Yeni aldığınız kaplumbağayı bir litreye bir tatlı kaşığı tuz oranıyla hazırladığınız su ile yıkamayı unutmayın. Bütün bu yaşadıklarının onu ölümüne korkuttuğunu unutmayın, ilk birkaç gün saklanıp ortalıklarda görünmezse bunu doğal karşılayın. Kaplumbağanız, yılda bir kere uzunca bir süre ortadan kaybolursa şaşırmayın. Doğru bildiniz, kabuklu dostunuz kış uykusuna yatıyor. Kaplumbağanız suda yaşıyorsa eylül gibi tembelleşmeye başladığını fark edeceksiniz. Yemek yememeye başladığında zamanı gelmiş demektir, endişelenip zorla yedirmeye çalışmayın. Isıtıcıyı kapatın ve bırakın 2 ay boyunca uyusun. Kaplumbağanız karada yaşıyorsa ve hareketleri yavaşlamaya başlıyorsa büyükçe bir kuyunun içine önce toprak, sonra yosun döşemelisiniz. Kutunun kenarlarına hava alması için delikler açmalı ve üzerine bir örtü örterek serin tutmalısınız. Kaplumbağanızı en çok onlar için hazırlanmış özel yemlerle besleyin. Tabii her zaman tek tip yemle beslemeniz sağlıklı olmaz. Bir su kaplumbağasıysa kurutulmuş karides ve balık, küçük et parçaları, kuru solucan, midye içi, kara kaplumbağasıysa her türlü meyve ve sebze ile rejimini renklendirebilirsiniz. Bu beslenme zamanlarında elinizden yemek yedirmenin keyfini çıkarın, kaplumbağanızla en çok sosyalleşyiğiniz zamanlar bunlar olacak. Kaplumbağalar genellike karınları doyunca sahiplerinin yüzüne bakmazlar bizde aç bırakalım ozaman
Saygılarımla akmir...
Ön Ek : Bu yazıyı Charles Darwin` in 2006 yılında ölen kaplumbağası Harriet hakkında araştırma yaparken tamamen raslantı sonucu rasladığım bilgilerle ve isimlerini öğrendiğim kaplumbağaların internette peşine düşerek elde ettiğim fotoğraflarının yardımıyla hazırlamıştım. İlk yazdığım sürüngen forumu meğerse geçici bir hevesle kurulmuş bir forummuş kurucuları tarafından silindi gitti. Biraz ayıp kaçacak ama yazının esas yazıldığı forum silinince 2 ayrı foruma daha ekledim. Adam iyiki birşey yazmış gördüğü her yere ekliyor diye düşünülebilir ama izninizle son kez bu foruma da eklemek istiyorum. Çünkü onlar bilinmesi gereken asırlık çınarlar gibi birer tarih. Esas konuya girmeden önce eklemek istediğim bir konu daha var. İnsan şu soruyu kendine soramadan edemiyor. Neden tüm bu tarihi kaplumbağaların hepsinin arkasında İngilizler var ? Neden benim ülkemin kaplumbağalarını ben gidip İngiliz sitelerinden öğreniyorum ? Neden bir İngiliz taa İngiltereden kalkıp Türkiyeye gelip dağ tepe bayır doğadaki kaplumbağaların peşinde dolaşıyor nasıl yaşarlar nasıl hareket ederler ne yer ne içerler diye öğrenmek için çırpınıyor ? Neden hala ıssız adalarda dağ tepelerinde , kimsenin gitmediği uç bölgelerde dolaşarak değişik bitki ve böcekleri topluyorlar katalogluyorlar ? Kaplumbağaların yaşam süreleri Dev Aldabra kaplumbağası Adwaita Hindistanın Kalküta şehrindeki Alipore hayvanat bahçesinde 23 mart 2006 yılında öldüğünde kimilerine göre 150 bazılarına göre ise 250 yaşındaydı. Bu öne sürülen iddialı yaşam süreleri nedeniyle kaç yaşında öldüğünün kesin olarak anlaşılması için karbon testi yapılacaktı ama bunca yıl geçti henüz bu konuda herhangi bir açıklama yapıldığını göremedim. Yaşı konusunda kesin olan tek şey öldüğü zaman 150 yaşından daha genç olmadığı. Çünkü zamanında sahibi olan Robert Clive öldüğü için hayvanat bahçesine transfer edildiğinde bile tarih 1875. Robert Clive o zamanlar İngiliz sömürgesi olan Hindistanı yöneten Doğu Hindistan Şirketinin yöneticisi olan bir general. Clive`in Barrackpore deki villasının bahçesinde Adwaita ile birlikte tam 4 kaplumbağa olduğu biliniyor ama diğer 3 ü zaman içerisinde ölünce Adwaita zamanımıza kadar tek başına ulaşmış. Adwaita sanskritçede one and only demekmiş yani Türkçeye ilk ve tek olarak tercüme edebiliriz. Sadece hayvanat bahçeki yaşamı bile 130 yıl süren Adwaita karaciğer yetmezliğinden öldüğünde Darwinin meşhur kaplumbağası Harriet henüz yaşamaya devam etmekteydi ama enteresan sayısal bir benzerlik Harriet de 23 haziran 2006 yılında 175 yaşında iken Oueensland deki Avustralya hayvanat bahçesinde kalp yetmezliği nedeniyle öldü. Adwaita Hint okyanusundaki Seychelles takım adalarına ait dev Aldabra adası kaplumbağalarından , Harriet ise Güney Amerika açıklarındaki dev Galapagos takımadası kaplumbağalarından. Harriet `in 1835 yılında Galapagos takım adalarında ele geçirildiğinde 5 yaşında olduğu düşünülüyor. 1960 yılına kadar tam 130 yıl erkek olduğu düşünülen ve ilk ismi Harry olan bu dev kaplumbağanın o yıl yapılan DNA testi sonucunda dişi olduğu anlaşılmış ve ismi hemen Harriet e dönüştürülmüş.2006 yılının yaşlı ama bilge dev kaplumbağalara neden uğursuz geldiğini bilemiyorum ama yazık olduğu kesin. ( Bu arada ek olarak söylemek istediğim bir ölüm daha var İngiliz başbakanlık kedisi Humphrey de 2006 yılı mart ayında 17 yaşında öldü fakat ölüm günü açıklanmadı. ) Uzun yaşam konusunda bu 2 meşhur dev kaplumbağaya kafa tutan bir ufaklık daha var. Tui Malila. Tui Malila boyut olarak diğer 2 sinden oldukça ufak çünkü o dev ada kaplumbağalarından değil, o bir Geocheleon Radiata. Boyut olarak ufak olsa da onunda diğerlerinin yanında hiçte altta kalmayan oldukça ilginç ve büyük bir tarihi var. Çünkü oda diğer bir meşhur İngiliz olan , kaşif kaptan Cook`un kaplumbağası. Gezileri esnasında Tonga kralı tarafından hediye edilmiş. Doğum yılı olarak 1777 yılı civarı öngörülüyor yaşlılıktan öldüğü yıl ise 1965. Yani tam 188 yıl yaşamış.Tui Malila şu an yaşamı kayıtlara geçmiş en uzun yaşayan canlı olarak biliniyor. Kimbilir belkide bundan dolayı Hintliler bu liderliği almak için Adwaita nın 1750 yılında doğduğunu ve 256 yaşında öldüğünü ileri sürüyorlardır. Şu anda dünyanın bir köşesinde yaşamakta olan diğer bir dev kaplumbağa gelecekte Tui Malila yada Adwaitanın uzun yaşam rekorunu kırabilir ama benim Testudo greca ibera larım Piko`nun yada Spike`ın rekortmen olmayacağı kesin. Genede onları torunlarıma miras bırakmak niyetimdeyim.. Forumlarda su kaplumbağası ticareti konusunda herkesi uyarmaya çalışıyorum ama işin aslı umutsuzum çünkü bir mucize olsa ve kırmızı yanak satışları düşmeye başlasa bile eminim ki bu piyasaya daha başka alışılmadık türler sürerek bu ticareti yeniden tetikliyeceklerdir. Örneğin bende kırmızı var gidip bir tanede sarı alayım diyenler daha şimdiden yokmu ? 40 yıldan fazla yaşam ömürleri varken evlerimizde 1 , 2 yada belki 3 senede ölen kırmızı yanak su kaplumbağalarının akvaryumlarda ki çaresizliklerini ve çöpte biten kısacık yaşamlarını bu manada bir kez daha düşünün lütfen.
Saygılarımla akmir...
Ön Ek : Bu yazıyı Charles Darwin` in 2006 yılında ölen kaplumbağası Harriet hakkında araştırma yaparken tamamen raslantı sonucu rasladığım bilgilerle ve isimlerini öğrendiğim kaplumbağaların internette peşine düşerek elde ettiğim fotoğraflarının yardımıyla hazırlamıştım. İlk yazdığım sürüngen forumu meğerse geçici bir hevesle kurulmuş bir forummuş kurucuları tarafından silindi gitti. Biraz ayıp kaçacak ama yazının esas yazıldığı forum silinince 2 ayrı foruma daha ekledim. Adam iyiki birşey yazmış gördüğü her yere ekliyor diye düşünülebilir ama izninizle son kez bu foruma da eklemek istiyorum. Çünkü onlar bilinmesi gereken asırlık çınarlar gibi birer tarih. Esas konuya girmeden önce eklemek istediğim bir konu daha var. İnsan şu soruyu kendine soramadan edemiyor. Neden tüm bu tarihi kaplumbağaların hepsinin arkasında İngilizler var ? Neden benim ülkemin kaplumbağalarını ben gidip İngiliz sitelerinden öğreniyorum ? Neden bir İngiliz taa İngiltereden kalkıp Türkiyeye gelip dağ tepe bayır doğadaki kaplumbağaların peşinde dolaşıyor nasıl yaşarlar nasıl hareket ederler ne yer ne içerler diye öğrenmek için çırpınıyor ? Neden hala ıssız adalarda dağ tepelerinde , kimsenin gitmediği uç bölgelerde dolaşarak değişik bitki ve böcekleri topluyorlar katalogluyorlar ? Kaplumbağaların yaşam süreleri Dev Aldabra kaplumbağası Adwaita Hindistanın Kalküta şehrindeki Alipore hayvanat bahçesinde 23 mart 2006 yılında öldüğünde kimilerine göre 150 bazılarına göre ise 250 yaşındaydı. Bu öne sürülen iddialı yaşam süreleri nedeniyle kaç yaşında öldüğünün kesin olarak anlaşılması için karbon testi yapılacaktı ama bunca yıl geçti henüz bu konuda herhangi bir açıklama yapıldığını göremedim. Yaşı konusunda kesin olan tek şey öldüğü zaman 150 yaşından daha genç olmadığı. Çünkü zamanında sahibi olan Robert Clive öldüğü için hayvanat bahçesine transfer edildiğinde bile tarih 1875. Robert Clive o zamanlar İngiliz sömürgesi olan Hindistanı yöneten Doğu Hindistan Şirketinin yöneticisi olan bir general. Clive`in Barrackpore deki villasının bahçesinde Adwaita ile birlikte tam 4 kaplumbağa olduğu biliniyor ama diğer 3 ü zaman içerisinde ölünce Adwaita zamanımıza kadar tek başına ulaşmış. Adwaita sanskritçede one and only demekmiş yani Türkçeye ilk ve tek olarak tercüme edebiliriz. Sadece hayvanat bahçeki yaşamı bile 130 yıl süren Adwaita karaciğer yetmezliğinden öldüğünde Darwinin meşhur kaplumbağası Harriet henüz yaşamaya devam etmekteydi ama enteresan sayısal bir benzerlik Harriet de 23 haziran 2006 yılında 175 yaşında iken Oueensland deki Avustralya hayvanat bahçesinde kalp yetmezliği nedeniyle öldü. Adwaita Hint okyanusundaki Seychelles takım adalarına ait dev Aldabra adası kaplumbağalarından , Harriet ise Güney Amerika açıklarındaki dev Galapagos takımadası kaplumbağalarından. Harriet `in 1835 yılında Galapagos takım adalarında ele geçirildiğinde 5 yaşında olduğu düşünülüyor. 1960 yılına kadar tam 130 yıl erkek olduğu düşünülen ve ilk ismi Harry olan bu dev kaplumbağanın o yıl yapılan DNA testi sonucunda dişi olduğu anlaşılmış ve ismi hemen Harriet e dönüştürülmüş.2006 yılının yaşlı ama bilge dev kaplumbağalara neden uğursuz geldiğini bilemiyorum ama yazık olduğu kesin. ( Bu arada ek olarak söylemek istediğim bir ölüm daha var İngiliz başbakanlık kedisi Humphrey de 2006 yılı mart ayında 17 yaşında öldü fakat ölüm günü açıklanmadı. ) Uzun yaşam konusunda bu 2 meşhur dev kaplumbağaya kafa tutan bir ufaklık daha var. Tui Malila. Tui Malila boyut olarak diğer 2 sinden oldukça ufak çünkü o dev ada kaplumbağalarından değil, o bir Geocheleon Radiata. Boyut olarak ufak olsa da onunda diğerlerinin yanında hiçte altta kalmayan oldukça ilginç ve büyük bir tarihi var. Çünkü oda diğer bir meşhur İngiliz olan , kaşif kaptan Cook`un kaplumbağası. Gezileri esnasında Tonga kralı tarafından hediye edilmiş. Doğum yılı olarak 1777 yılı civarı öngörülüyor yaşlılıktan öldüğü yıl ise 1965. Yani tam 188 yıl yaşamış.Tui Malila şu an yaşamı kayıtlara geçmiş en uzun yaşayan canlı olarak biliniyor. Kimbilir belkide bundan dolayı Hintliler bu liderliği almak için Adwaita nın 1750 yılında doğduğunu ve 256 yaşında öldüğünü ileri sürüyorlardır. Şu anda dünyanın bir köşesinde yaşamakta olan diğer bir dev kaplumbağa gelecekte Tui Malila yada Adwaitanın uzun yaşam rekorunu kırabilir ama benim Testudo greca ibera larım Piko`nun yada Spike`ın rekortmen olmayacağı kesin. Genede onları torunlarıma miras bırakmak niyetimdeyim.. Forumlarda su kaplumbağası ticareti konusunda herkesi uyarmaya çalışıyorum ama işin aslı umutsuzum çünkü bir mucize olsa ve kırmızı yanak satışları düşmeye başlasa bile eminim ki bu piyasaya daha başka alışılmadık türler sürerek bu ticareti yeniden tetikliyeceklerdir. Örneğin bende kırmızı var gidip bir tanede sarı alayım diyenler daha şimdiden yokmu ? 40 yıldan fazla yaşam ömürleri varken evlerimizde 1 , 2 yada belki 3 senede ölen kırmızı yanak su kaplumbağalarının akvaryumlarda ki çaresizliklerini ve çöpte biten kısacık yaşamlarını bu manada bir kez daha düşünün lütfen.
Saygılarımla akmir...


