Kaplumbağa

Almayın Arkadaşlar!!!
Dört gün oldu iki kaplumbağayla yaşamaya başlayalı. Yorgunluktan ölüyorum. Dört gündür onlara doğal ortamlarına yakın bir yer yapacağım diye canım çıktı. 5 ay boyunca 50 YTL `lik alışverişi bile yasaklamışken kendime,200 ytl harcadım bu dört günde. İmkansızlıklarla boğuştum. Bir parça malzeme için bile iki gün dolaştım tüm dükkanları. Dün gece ayaklarım sızlıyordu yorgunluktan! İnsanları evlerinden getirtip dükkanlar açtırdım. Dünyanın parasını verip özel akvaryum yaptırdım. Ama NAFİLE!!! Ne kadar uğraşırsam uğraşayım, doğal ortamlarının yanında yinede hapisaneden farksız oluşturduğum yuva. Yemiyorlar, Yorgunlar, Nereye yüzdüklerini bile bilmeden yüzüyorlar havuzda. Güneş diye lamba veriyorum onlara, yuva diye camdan kafes. Yeşil diri yaprakların üzerinde oynamaları gerekirken, ısıtıcılar üstlerinde dinlenmeğe çalışıyorlar. Kaya yerine taş parçalarının üstünde yatıyorlar. Yeşillik ve balık yerine, ne olduğundan hiç bir zaman emin olamıyacağımız mamalar. Hele de başlarına gelecekleri düşündükçe! Hele de bunları neden yaşamak zorunda kaldıklarını düşündük çe!
Almayın arkadaşlar!!!
Bu yavrucaklar bana mutluluk, neşe verecekler öyle mi? Bir canlıyla yaşamak, ona bakmak çok güzel Öyle mi? Düşünsenize, işkence ede ede bir canlıya, onunla olmaktan zevk alacağım ben öyle mi? O acı içinde bana yalvaran gözlerle bakarken ben " aman da aman, ne de talısın sen" diye seveceğim öyle mi? Yaptığım koca kafeste, o buradan kurtulmak için çırpınırken, ben ; " mutlumuymuş benim bitanelerim" deyip sevineceğim öyle mi? İyi de Ahşap bir kaplumbağa alsaydım, sabah uyandığımda günaydın deseydim, eve gelince merhaba, yatarken iyi geceler olmaz mıydı? ne farkı var ki? Farkı sadece karşında ki kaplumbağanın hissiz olması mı? İyi de, tek hissettiği derin bir acıyken, akvaryumda hisli bir canlının olmasının ne anlamı var ki? Şimdi daha mı iyi yani?
Almayın arkadaşlar!!!
Düşünüyorum;
200 YTL ile gidip bir alışveriş merkezinden iki aileye yetecek kadar yiyecek alabilirdim. Bir ay boyunca karınları doyarak yaşardı ayakları çıplak gezen, boncuk gözlü çocuklar. İçim çok daha huzurlu olmaz mıydı?
Gidip odama biblolar, tablolar, çiçekler alsaydım. En az 5 sene keyif ve zevk verecekti odam bana, içim açılacaktı her girişimde. hayatım daha renkli olmaz mıydı?
Gidip kitaplar alsaydım o paraya, binbir insanın yaşamının içinde dolaşsaydım. En az 5 ay serüvenden serüvene koşmak hergün. Çok daha keyifli olmaz mıydı?
Sırf keyif alacağım diye, üzerine bu kadar para koyup iki güzel canlının hayatı boyunca işkence görmesini seyredeceğim. Hangisi da keyifli olur du sizce?
Almayın Arkadaşlar!!!
Bu kadar emek çekiyoruz bakımlarını sağlamak için. İşkence sadece onlara değil kendimize de. Ben niye bu kadar yorgunum? Niye dört gündür can hıraç koşturuyorum, didiniyorum. Oysa onlar doğal ortamlarında bizden hiç bir şey istemiyorlar. Niye bu kadar eziyeti çektim! ? üstelik çekeceklerimin yanında henüz hiçbirşey. Terketmemek için, sevdikleri için, doğal ortamlarına bırakamayacak oldukları için yıllarca onlara bakan arkadaşlar bir anlatsın bakalım ağızlarından neler dökülecek. Onlara harcadıkları zamanı, bakımı, emeği ve parayı, boşverin herşeyi sadece güzellikleri için harcasalardı, şimdi her biri birer manken kadar güzel yada dayanılamayacak kadar karizmatik birer erkek olurlardı.
ALmayın Arkadaşlar!!!
Bakın hepimiz, Bir şekilde evimize geldikleri için, yada bilmeyerek, yada sırf "Pet-Shop larda ölmelerinden se " deyip aldığımız bu kaplumbağalar için, vicdan azabı çeke çeke bakıyoruz bu hayvanlara. Bakmayın kendimizi avutmak için, "şöyle şirinler, böyle tatlılar" dediğimize. Girin " klavyeler çalındı" bölümüne, okuyun onlar adına içimizden dökülenleri. Onları sadece anlayabildiğimiz kadarıyla neler hissettiğimizi. Kendinize işkence etmeğin bence!
Almayın arkadaşlar!!!
Onlar biblo değil! Oyuncak hiç değil. Çiçek gibi su versen serilip serpilecek bir bitki hiç değil. Uğraşıp didiniyorsunuz ama onlar hep MUTSUZ, hep ÜZGÜN, hep BİRTARAFLARI YARALI. Çünkü ONLAR HEP MAHKUMMM!!!
Almayın arkadaşlar!!!
Bizim her aldığımız TEK BİR kaplumbağa, onlardan sonra gelen TÜM NESLİN ÖLDÜRÜLMESİ DEMEK!!!
Fındık ve Badem bana gelmeselerdi; evet belki Pet-Shop`ta öleceklerdi. Ama Fındık ve Badem`in benim için alınması, bin tane badem, bin tane Fındığın doğal ortamlarından toplatılıp Pet- shoplara götürülmesine sebep oldu.
Sizce Hangisi daha doğru?
Şimdi sizce Badem ve Fındık kurtuldu mu?
Sizce Badem ve Fındık bu tercih için size ne derlerdi?
Ben söyleyeyim!!!
Ağlayarak; " NE OLUR ALMAYIN BİZİ, BIRAKIN BİZ ÖLELİM, BİZİ ALIRSANIZ BİZİM DAHA DOĞMAK ÜZERE OLAN KARDEŞLERİMİZİ DE ALACAK BU ADAMLAR, ONLARDAN SONRAKİLERİDE. NE OLUR ALMAYIN, BIRAKIN BARİ KARDEŞLERİMİZ MUTLULUK İÇİNDE YAŞASIN! BÖYLE GİDERSE HEPİMİZ MUTSUZ YAŞAYIP ÖLECEĞİZ! RAHAT BIRAKIN BİZİ! ALMAYIN Kİ RAHAT BIRAKSINLAR ARTIK BİZİ! NE OLUR ALMAYIN NE OLURRR!!! derlerdi.
Almayın Arkadaşlar! Ne olur ARTIK ALMAYIN!!!!